14 Eylül 2009 Pazartesi

Biraderlerin Sessiz Vedası...


Batar mı denildi,battığı duyuldu,olanlar oldu...

158 yıllık bir bankadan bahsediyorum.İsmi Lehman Brothers!Türkçesi,Lehman Biraderler...
Amerika'nın en büyük 5 yatırım bankası arasında.1984 yılında American Express tarafından satın alındı ve 1994 yılında halka arz edildi.2008 yılında tarihinde ilk kez bir mali çeyreğinde zarar açıkladı ve açıklamış olduğu bu zarar onun son ettiği zarar olarak tarihdeki yerini aldı.(2,8 Milyar Dolar)İflasının ardından Amerikan kamuoyuna 26,000 yeni işsiz daha sundu.Olağanüstü kaldıraçların kullanıldığı,kolay paranın kazanıldığı devirlerin bir nevi geride kalışının resmi,krizin simgesi oldu.Battı mı yoksa batırıldı mı diye şehir efsaneleri ortaya atıldı.Kimileri bu durumu diğerlerine ders olması gerektiği yönünde yorumladı,kimileri ise çıkar çatışması diyerek.Neden mi?

Lehman'ın battığı hafta dönemin Hazine Bakanı Henry Paulson'ın Goldman Sachs Ceo'su ile 1 hafta içerisinde 24 kez telefonda görüştüğü ortaya çıktı.İlginç mi?Henüz değil!

Henry Paulson kim mi?1974 yılında işe başladığı Goldman Sachs Yatırım Bankası'ndan 2005 yılında Ceo olarak ayrılan ve Hazine Bakanı sıfatını üstlenmiş bir şahsiyet.O hafta dünyanın en büyük sigorta şirketi AIG iflasın eşiğinde.Hükümet tüm olumsuz eleştirilere rağmen 85 milyar dolar tutarında mali yardımda bulunuyor.Ve Goldman piyasaların kilitlendiği bir anda AIG'den 14 milyar dolar parasını kurtarabiliyor.Peki şimdi ilginç mi?Tam olarak değil!

AIG devletten yardım almayı başarıyor ancak tüm dünya piyasalarında pozisyon taşıdığı bütün ekonomik oyuncularca bilinen Lehman Brothers'ın iflasına göz yumulabiliyor.Fotoğraf şimdi canlandı mı peki?Tamam şimdi oldu!

Dünyanın tüm ülkelerinde bankalar kurulur,bankalar iflas eder.Ülkeler finansal krizler yaşar.Daha fazla önlem,daha fazla mali denetim ile yola devam ederler.Geçmişte Asya Finans Krizi'nde de,2001 Türkiye Bankacılık Krizi'nde de işler hep bu şekilde hal oldu.O halde Lehman Brothers'ın iflasındaki hikaye neydi?Hikaye tam olarak şu aslında.Dünya üzerindeki tüm para ve sermaye piyasaları bir anda kilitlendi.Finans sektörüne olan tüm inanç ve güven yok oldu.Bankalar birbirlerini fonlamaz,borç para alıp vermez oldular.Borsalar tarihi düşüşler yaşarken,devlet garantili bono ve tahvillerin faizleri tavan seviyeleri test eder duruma geldiler.CDS'ler zirve seviyelerine doğru hareket ettiler.Merkez Bankaları koordine olmakta geciktiler,gecelik fonlama maliyetleri arttı ve bankalar kredi musluklarını kapatarak kredi vermez bir tutum sergilediler.Dünyanın en gelişmiş borsası olan Wall Street'e olan tüm güven sona erdi ve kolay para kazanma devri kapanmış oldu.

Kısaca özetlemeye çalıştığım tüm bu maddeler aslında finans krizi yaşamakta olan bir ülke için normal sayılacak gelişmeler.Hikayede ilginç sayılacak bölüm ise tüm bunların dünyanın merkezi olarak kabul edilen Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşanıyor oluşu.

İyisiyle kötüsüyle,her haftasonu artık klasik bir hal alan banka batışlarıyla,çılgınlar gibi piyasaya pompalanan merkez bankası paralarıyla,dip seviyelerin görüldüğü enflasyon rakamlarıyla,zirve noktaların birer birer aşıldığı işsizlik oranları ile 2.Dünya Savaşı'ndan sonra dünyanın yaşadığı en büyük finansal krizin 1 yılını doldurduk.Artık Amerika'da yatırım bankacılığı dönemi tamamen kapanmış oldu.Tüm yatırım bankaları ya başka bir banka tarafından devir alındı ya da ticari banka statüsü kazanarak yoluna devam etmeye çalıştı.Hikaye mutlu sonla olmasada bir şekilde nihayet bulma yolunda emin adımları ile ilerlemekte.En kötü geride kaldı,büyümeler dünya üzerinde yavaşda olsa emareler göstermeye,tüketici güvenleri artmaya başladı.Ve tarih bir krizi daha sorumlusu olan olmayan herkes ile beraber birkez daha yazmış oldu...