23 Ekim tarihinde gerçekleşen PPK toplantısından bu yana global piyasalara Ecb ve Boj etkilerinin yansımaları sert oldu. Pozitif algı Fed'in parasal genişlemeden çıkış sürecini dahi unutturur, en azından erteletir hale geldi. Şimdilik dış gelişmelere detaylı bir şekilde değinmektense yurt içindeki son duruma bakmakta daha fazla fayda var.
Enflasyon görünümünde gerek cari yıl sonu, gerekse de 12 ve 24 ay sonrası beklentilerde herhangi bir düzelme söz konusu değil. Manşet enflasyonda kayda değer bir gerileme yaşanmamasına rağmen, merkez bankasının da yakından takip ettiği mevsimsellikten arındırılmış çekirdek enflasyonun 3 aylık ortalamasında aşağı yönlü hareket gözlemliyoruz. Arındırılmış veri gerçek fiyatlama davranışlarını yansıtmıyor şeklinde tepki göstereniniz varsa eğer belirtmekte fayda var; ham veride de hesaplama yaptığımızda yine aynı gerileme söz konusu. Son PPK'dan bu yana merkezin bist repo piyasası ve interbank nezdinde parasal sıkılaştırması gecelik faizler üzerinde hafta başına dek sürdü, %10.75-%11.25 bandında faizler oluştu, fonlamanın maliyeti koridorun üst bandına yakın bir seviyeden gerçekleşti. Sıkı parasal duruşun makro tarafta en büyük destekçisi yurt dışı kaynaklı haberler oldu. Rublenin değer kaybının yavaşlamaya hatta yatay harekete doğru yol alması tüm gelişen ülke para birimlerine olumlu yansıdı. Düşen petrol fiyatları ithalatçı ülkelere olan algıyı değiştirirken, Japonya'da yeni bir bazuka etkisi yaratan niceliksel genişleme hamlesinin gelmesi ve bunun bugün için son atılmış adım olmayacağı inancı ile birlikte bono/tahvil piyasası önderliğinde hisse senedi piyasasına da girişler yaşandı. Ülke içerisine giren dövizin etkisiyle gösterge tahvilin bileşik faizinde %8 seviyesine dek gerileme oldu. Burada başarılı geçen ve yaklaşık 2 katı talebin alındığı hazine ihalelerini atlamak olmaz.
İşte bu noktada yatırımcılarda zaten faiz indirimi için fırsat bekleyen banka izlenimi taşıyan TCMB'ye dair acaba faiz indirimi olur mu sorusu oluştu. Bunu en yakından test edebileceğimiz iki mecradan birisi TL swap piyasası, diğeri de getiri eğrisidir. Yani, bono/tahvil piyasası. Her ikisinde de 3 ay vadeye dek merkez bankasından faiz indiriminin gelebileceği beklentisinin fiyatlaması söz konusu. Ortalama beklenti rakamı 75bp civarı diyebiliriz. Peki TCMB faiz indirimine gidebilir mi?
Bu sorunun cevabı hem evet hem hayır. Başkanın sürekli savunduğu tez olan "önce piyasa faizleri düşsün sonrasında merkez bankası faiz indirimi gelsin" düşüncesine tutunursak sorunun cevabı evet. Hali hazırda her iki cephede de yani swap ve getiri eğrisinde gerilemeler yaşandı. Hem de merkezin olası hamlesinden önce. Hayır cevabını verecek olursak savımız şu; enflasyonda belirgin bir düzelme söz konusu değil, Fed'in çıkış stratejisi esnasında TL savunmasız kalabilir.
Konuyu toparlamak açısından her ay PPK öncesinde kendi kendime sorduğum soruyu yazıya döküyorum; "ben merkez olsam ne yaparım?"
Ben merkez olsam:
* Kasım ayı toplantısında faiz indirimine gitmem.
* Faiz indirimine gitmeme gerekçesi olarak sıkı parasal duruşumu sürdürdüğümü ve enflasyonda bir süre daha gözlemleme yapma isteğimi belirtirim.
* Böylece zaman kazanabilir, Aralık ayı toplantısına dek piyasalara enflasyon konusunda güven verir, faiz indirimi beklentisi oluşturur ve fiyatlatırım.
* Oluşan beklenti sıkı duruş ile birlikte yerel para biriminde güçlenme oluşturur, olası dış şoklara karşı direncini artırır. Böylece dolaylı yoldan para politikasında manevra kazanmış olurum.
* Aralık ayında 25-50bp civarı faiz indirimine gider ve 2015 yılının ilk yarısında gerçekleşmesini beklediğim enflasyondaki gerileme ve baz etkisine atıfta bulunurum.
* Bu adım ile birlikte getiri eğrisinde yatay hareket devam eder, swap piyasası geriler, Lira güçlü duruşunu sergiler. (NŞA'da yurt dışı ve özellikle de Fed kaynaklı bir negatif şok gelmediği ortam varsayıımı altında)
Belirtmekte fayda var; merkez kasım ayında faiz indirimine giderse şaşırmam, olağanüstü bir durum olarak da algılamam. Gerilemesi muhtemel enflasyona paralel 2015 yılının ilk yarısında tahvil faizlerinde 100bp civarı aşağı yönlü hareket alanı söz konusu. Bununla birlikte politika faizinde 100-150bp faiz indirimi de görmemiz yüksek ihtimal.