27 Ağustos 2014 Çarşamba

Daha simetrik; TCMB.

Merkez Bankası Ağustos ayı olağan PPK toplantısında faiz koridoru ve piyasa yapıcı bankalara gecelik borçlanma imkanı tanıdığı faiz oranında indirime gitti, haftalık repo faizini ise sabit tuttu.

Geçtiğimiz ay enflasyon raporunun sunumu sırasında faiz koridoru uygulamasının üst bandında neden bir aksiyon almadıkları sorusuna “sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer”  cevabını veren Erdem Başçı ve yönetimi 1 ay sonrasında faiz koridorunun üst bandında 75bps indirime gitti.

Koridorun üst bandındaki indirim;

·         Kredi maliyetlerinin düşmesi ve hacmin artması,

·         Riskli görülen ortam katsayısının düştüğü ve eskisi kadar ihtiyatın gerekmediği,

·         Büyümedeki yavaşlama sinyallerinin arttığı,

·         Ve sembolik de olsa “faiz indirdim” mesajının verilmesi açısından önemli.

Alt bantta herhangi bir aksiyon alınmamasına karşılık, PY bankalara uygulanan %11,5 faiz oranı seviyesi %10,75’e düşürüldü. Böylece daha ucuz bir borçlanma maliyeti oluşmasının önü açılmış oldu. Haftalık repo faizinin sabit tutulması ise “enflasyon kaygısı” taşıyan kesime dair “ben indirim yapmadım, ihtiyatlı duruşum sürüyor” mesajı vermek açısından önem taşıyor.

Bugün alınan kararın satır aralarında birikimli döviz kuru gelişmelerinin yıllık enflasyon üzerindeki olumsuz yansımalarının kademeli olarak azaldığının belirtilmesi özellikle çekirdek enflasyonda süren yüksek seyrin tercümesi niteliğinde. Getiri eğrisinin yataya yakın tutulacağı mesajı bu ay da sürmekte. Simetrik bir faiz koridoru uygulaması ise önümüzdeki aylarda bir miktar daha indirim olabileceği ihtimali yaratıyor. Geçmişte bankanın kendi araştırmacılarının çalışmalarından anlaşıldığı üzere simetrik faiz koridoru tanımı nispeten dar bir bant uygulamasını, asimetrik faiz koridoru tanımı ise geniş bir bant uygulamasını ifade ve temsil ediyor.

Kısaca, Ağustos ayı PPK kararları ile TCMB gevşek para politikalarını sürdürdüğünü teyit etmiş oldu. Enflasyon oranlarındaki seyir bugün için ilk sıradaki yerini korumuyor, düşük fonlama maliyeti ve faizlerde aşağı yönlü hareketin önünü açma çabası ana sahne sahibi olmaya devam ediyor. Faiz indiriminin direk etkisinin olacağı kalem bankacılık sektörü için kredi maliyetlerinin düşeceği anlamına gelmekle birlikte doğrudan mevduat faizlerine ve/veya bono/tahvil faizlerine etkisinin sınırlı kalması beklenebilir.
(yabancı sermaye girişinin olmadığı ortamda varsayım yapılırsa) Piyasada pozisyon tutan kesimlerin “ortodoks para politikası” sorgulamalarının devam ettiği ve Merkez Bankası kredibilitesinin sorgulanacağı dönemler hızlı sermaye çıkışları, ECB’den beklenen genişleme hamlesinin gelmemesi, jeopolitik risklerin artması, enflasyondaki düşüşün sağlanamaması ve FED’in faiz artırım sürecine dair vereceği mesajlar ile birlikte yaşanabilir.

Hiç yorum yok: