Bankanın faiz koridoruna dahil borç alma ve verme faiz oranlarında değişikliğe gitmemesi kararını yerinde ve olumlu olarak yorumluyorum. Koridorun üst bandına dokunulmamasının anlamı; gelecek döneme dair küresel risk görünümünün net olmaması. Yani, yerel para birimi üzerine yaşanması muhtemel ters yönlü ataklar. Bir nevi sigorta niteliğinde kullanılan koridorun üst bant faizi, ters bir durumda gecelik faizlerin miktar yönlü sıkıştırılmasında maliyetin artması için bankaya imkan tanıyor. Koridorun alt bandında nötr kalınmasının sebebi ise, faiz indirimlerinde trend yaratacak bir süreç içerisine girilmediği mesajının verilmek istenmesi. Alt bant için gelecek dönemde teknik bir faiz ayarlaması durumu ile karşılaşabiliriz.
Haftalık repo faizinde indirim yapılmasının gerekçeleri ise aslında net; enflasyon beklentilerinde uzun bir aradan sonra gerileme başlamış olması ve 2015 yılının ilk yarısında yaşanmasının beklendiği ve beklediğim baz etkisi faktörünün olumlu etki oluşturması. 50 bp olarak gerçekleştirilen indirim hem banka üzerinde uzun bir süredir oluşan faiz indirim baskısına hafif de olsa katkıda bulunacak, hem de enflasyon nedeniyle 2014 yılında özellikle de yabancı yatırımcı nezdinde kaybedilen kredibiliteyi onarmaya yardımcı olacak.
Kararın yurt içine yansımaları açısından en önemli faktör, gecelik TRY faizlerinin ne yönde hareket edecek olduğu sorusuna verilecek cevap. Rusya krizinin şiddetlendiği ve bulaşıcılık etkisinin diğer gelişmekte olan ülke piyasalarına yansıma ihtimalinin konuşulduğu Aralık 2014 döneminin ikinci yarısından bu yana yurt içinde gecelik TRY faiz maliyetleri, sıkılaştırılan para politikasının da etkisiyle yüksek seyrediyor. Bu nedenle de bankacılık kesimindeki kurumların yerli paraya erişirken katlandıkları maliyet oranı da gerilemede iştahlı davranmıyor. Bugün alınan karar sonrasında yerel para maliyetlerinin kayda değer bir düşüş gösterme olasılığı oldukça düşük. Ancak gelecek dönemde enflasyon oranlarında bilhassa da çekirdek enflasyon kaleminde görülebilecek olan iyileşmenin hızına paralel bir şekilde maliyetlerin gerilediği bir süreç içerisine girebiliriz.
Merkez Bankası, uzun bir süredir siyasi kesimden gelen faiz indirim baskılarına mikro ve makro verileri göz önünde bulundurarak, inandığı şekilde cevap verme hakkını kullanmış oldu. Aslında verilen cevap anlaşılması kolay ve net; Başkan Başçı'nın da dediği gibi "yoğurdu üfleyerek yeme" mevzusu. 2015 yılının ilk yarısında rüzgar Türkiye'den yana esmeye aday. Rüzgarı terse çevirebilecek iki önemli nokta ise Fed'in faiz artırım sürecini öne alma ihtimali ve yurt içinde siyasi kesimden para politikası yapıcılarına yönelik baskının artması ve yatırıımcı algısını bozması.