Adam Smith tarafından söylenen Liberalizmin simgesi haline gelen "laissez faire, laissez passer" cümlesi bu günlerde sıkça kullanılır oldu.Neden mi?
Çünkü Dünya'nın en büyük ekonomisi,en büyük tüketicisi,en büyük petrol ithalatcısı ve tartışmasız piyasalara yön veren tek ülkesi olan Amerika 1929 ekonomik buhranından sonraki en büyük krizini yaşıyor.Tıpkı 1929 buhranında olduğu gibi piyasalar yine tek başlarına bırakıldı ve yine bırakınız batsınlar teorisi gerçekleşmiş oldu.2000'li yılların başında yaratılan Nasdaq balonunun patlamasının ardından içinde yaşadığımız son 1 yıldır da önce adını Subprime Mortgage Krizi olarak duyuran daha sonra giderek Küresel Kredi Krizi adını alan Emlak Balonu patladı.Bütün bu balonlar neden mi patladı?Çünkü liberal sistemde piyasa yapıcılar piyasada olanların ta kendileridir.Piyasalara devlet müdahelesi asla söz konusu değildir.Eee çobansız bir sürünün başına elbet günün birinde birşey gelmesi de kaçınılmaz bir durumdur!Önce 2008 17 Mart'ında kara pazartesi yaşandı.Amerikan hükümetinin ülkenin en büyük yatırım bankalarından Bear Sterns' e el koyması ile dünya borsaları bir günde çöktüler.O zamanlar kimse krizin bu noktalara geliceğini tahmin bile edemiyordu.Herkes acaba bu ilk mi yoksa son mu tartışmasını yaparken dağın başından gelen kar topunun çığ etkisi yaratması aslında sanılandan o kadar da uzak değildi...
Bu o kadar büyük bir krizdi ki 12 Trilyon $ tutarında büyüklüğe sahip Amerikan Mortgage Piyasası tamamen krizden etkilenmekteydi.Krizin boyutu ve nerelere ulaşabileceği konusunda bugün de dahil olmak üzere hiçbir ekonomist tahminden öte hiç bir yorum yapamıyor.Mortgage Piyasası'nın 2 büyük ismi Fannie Mae ve Freddie Mac devlet eliyle kurtarıldılar.Ki eğer kurtarılmamış olsalardı bugün böyle bir sistemin ismini dahi anıyor olmazdık.Bu iki şirket ülkedeki Mortgage Piyasası'nın %50sini sadece tek başlarına karşılamaktaydılar.Yani batmaları durumunda düğümün çözülmesi aylar belki de yılllar alıcaktı!Amerikan Merkez Bankası (FED) piyasalara devamlı likidite enjekte etmekte fakat her yeni gelen enjeksiyon paketi bir diğerinden fazla olmakta.Şimdi akıllarda ki soru bir gün FED kurtarılma ihtiyacı duyacak mı acaba?
15-19 Eylül tarihleri arasında İngiltere de işlem gören Libor faizleri FED'in hedeflediği %2 lik faiz' in üzerine kat be kat çıktı ve bankalar birbirlerine borç vermeyi kestiler.Yani kredi krizi güven krizine dönüşmeye başladı.Dünya'nın önde gelen 5 büyük Merkez Bankası bir araya gelerek piyasalara kısa bir süre içerisinde para pompaladılar ve krizin daha da derinleşmesini önlediler.Şimdilik!
FED in çok hızlı bir şekilde faizi indirerek %2 seviyelerine çekmesi ile Amerikan Ekonomisi alınan önlemlerin de etkisiyle EURO Bölgesi'nden çok daha güvenilir bir hale geldi.EURO Bölgesi ülkelerinden İngiltere,İspanya,İtalya gibi büyük ekonomiler bugün resesyonun eşiğinde.Bölgenin tartışmasız en büyük sanayiisi Alman Ekonomisinde üretim 2008 rakamlarına göre düşmekte!Çok inatçı bir faiz politikası yürüten Avrupa Merkez Bankası (ECB) bu politikasında daha da fazla inat etmeye devam ederse asıl kurtarılması gereken ekonomi haline gelmesi kuşkusuz!
Tüm bunlar olurken elbette ki Amerikan halkının etkilenmemesi imkansızdı.Her yeni batan bankanın,her yeni devlet eliyle kurtarılan şirketin maliyeti halka vergi borcu olarak geri dönücekti.Hükümet üzerinde ki baskıların git gide arttığı bir dönemde aslanların önüne bir şirketin atılması artık kaçınılmazdı.Kaçınılmazdı çünkü bu yıl Amerika'da seçim yılı.Yani ekonomik krizin bir de siyasi boyutu var!!!!158 yıllık bir finans devi,asyadan avrupaya iştirakleri olan bir şirket "Lehman Brothers" kurtarılmadı ve iflas bayrağını çekmeye zorlandı.Aslında bu davranış biz de ki açıklaması ile ibret-i alem olsun diye kurtarılmadı.Hükümet piyasalara siz batın ben kurtarırım anlayışı artık bitti demeye getiriyordu işi.Piyasaların tepkisi elbette ki çok sert oldu!Aslında işin komik yanı 13-14 Eylül tarihlerinde Lehman Brothers 'ı kurtarmak için biraraya gelen kuruluşların arasından 2 bankanın birleşme kararı almasıydı. dünyanın en büyük yatırım bankalarından Bank Of America Merrill Lynch'i 50 Milyar $ tutar kaşılığında satın aldı.
Hikaye ilginç,ilginç olduğu kadar da sistemin nerelere geldiğinin bir kez daha tartışılması gerektiğinin göstergesi niteliğinde.Olay Amerika'da şuraya gelmekte.Hükümet "Yatırım Bankacılığı" olayını sonlandırmak da kararlı gözüküyor.Çünkü kredi krizinin patlak vermesinden bu yana geçen süreçte 11 banka battı ve bunların arasından büyük çapta hiçbir banka bulunmuyor.Batan şirketler yerel bankacılık hizmetinin yürüten bankalar ve yatırım bankaları.Aslında krizin sorumlusu olarak da yatırım bankaları gösteriliyor.Çünkü yatırım bankalarının kullandığı kaldıraç oranları yasa gereği diğer bankalardan daha fazla ve bu da daha çok riskin alınmasını tetikliyor.
Şu anda ülkede 2 büyük yatırım bankası kaldı.Krizin altın çocuğu Goldman Sachs ve Morgan Stanley.Ekonomistlere göre bu 2 bankanın da tek başlarına ayakta durarak bu krizden sağlıklı bir şekilde çıkmaları imkansız gözüküyor.Zaten Morgan Stanley'den birleşme de dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada değerlendirildiği haberleri hergün gelmekte.
Amerikan Borsasında 3 Ekim tarihine kadar açığa satış yasaklandı.Hem bu kez sadece mali sektör kağıtları için değil tüm işlem gören kağıtlar için getirildi bu yasak.Yangının biraz olsun sönmesi için önlemler peşpeşe gelmekte ve Amerikan Merkez Bankası (FED) ders kitaplarına konu olucak bir biçimde krizin yönetiminde Hazine Bakanlığı ile beraber inanılmaz bir ortak çalışma yürütüyor.Çalışmayı sadece ülke içerisi ile sınırlamıyor dünyanın diğer büyük merkez bankalarını da çalışmalara dahil ediyor.İşte Amerika da bu nokta da kazanıyor zaten.Olaylar sonuçlanmadan gelmek yerine bizzatn olay sırasında sahanın içerisinde olmayı tercih ediyor.İngiltere de açığa satış Ocak 09 tarihine kadar yasaklandı.Lehman Brothters gibi bir yatırım bankasının batması elbetteki Amerika kadar İngiltere'yi de etkiledi.Çünkü Londra Borsası'nda en çok işlem yapan tek yabancı kuruluşun ismi "LEHMAN BROTHERS" idi...
Peki küresel kredi krizinde gelinen son nokta ne?Amerikan Hazine Bakanlığı tıpkı Türkiye'de 2001 krizinin ardından kurulan TMSF tarzı bir şirket kurarak sorunlu tüm mortgage alacaklarını üzerine alarak sorunu çözmeyi planlıyor.TMSF'den farkı ise bu kuruluş uzun süreli olmuyor Amerika'da.Kriz bittikden,sorunlar çözüldükten sonra kendisini tasfiye yoluna gidiyor tıpkı 89 da olduğu gibi.Şirketin büyüklüğü ise 700 Milyar $ değerinde olucak.Dünya borsaları cuma gününü ralli havasında geçirdi ve tavan yaptılar.Türkiye de bu havaya katıldı ve Vadeli Kontrat tarihinde bir ilk yaşanarak fiyatlar tavan yaptı!İMKB-100 tarihinin 7.büyük yükselişini göstererek %12.89 artışla kapadı 19 Eylül 08 tarihini. Kuşkusuz bu krizden etkilenmememiz makro ekonomi çapında imkansız.Çünkü,ihracatımızın büyük çoğunluğunu AB ekonomosi ülkelerine yapmaktayız ve bu ülkelerin ekonomileri daralmakta.Daralan bir ekonomiye ihracatın bir noktaya kadar yapılması ve bu durumdan dış ticaret açığımızın etkilemmesi kaçınılmaz.
Son söz:Karşıdan gelen her kar topunun çığ olma riski vardır!
Çünkü Dünya'nın en büyük ekonomisi,en büyük tüketicisi,en büyük petrol ithalatcısı ve tartışmasız piyasalara yön veren tek ülkesi olan Amerika 1929 ekonomik buhranından sonraki en büyük krizini yaşıyor.Tıpkı 1929 buhranında olduğu gibi piyasalar yine tek başlarına bırakıldı ve yine bırakınız batsınlar teorisi gerçekleşmiş oldu.2000'li yılların başında yaratılan Nasdaq balonunun patlamasının ardından içinde yaşadığımız son 1 yıldır da önce adını Subprime Mortgage Krizi olarak duyuran daha sonra giderek Küresel Kredi Krizi adını alan Emlak Balonu patladı.Bütün bu balonlar neden mi patladı?Çünkü liberal sistemde piyasa yapıcılar piyasada olanların ta kendileridir.Piyasalara devlet müdahelesi asla söz konusu değildir.Eee çobansız bir sürünün başına elbet günün birinde birşey gelmesi de kaçınılmaz bir durumdur!Önce 2008 17 Mart'ında kara pazartesi yaşandı.Amerikan hükümetinin ülkenin en büyük yatırım bankalarından Bear Sterns' e el koyması ile dünya borsaları bir günde çöktüler.O zamanlar kimse krizin bu noktalara geliceğini tahmin bile edemiyordu.Herkes acaba bu ilk mi yoksa son mu tartışmasını yaparken dağın başından gelen kar topunun çığ etkisi yaratması aslında sanılandan o kadar da uzak değildi...
Bu o kadar büyük bir krizdi ki 12 Trilyon $ tutarında büyüklüğe sahip Amerikan Mortgage Piyasası tamamen krizden etkilenmekteydi.Krizin boyutu ve nerelere ulaşabileceği konusunda bugün de dahil olmak üzere hiçbir ekonomist tahminden öte hiç bir yorum yapamıyor.Mortgage Piyasası'nın 2 büyük ismi Fannie Mae ve Freddie Mac devlet eliyle kurtarıldılar.Ki eğer kurtarılmamış olsalardı bugün böyle bir sistemin ismini dahi anıyor olmazdık.Bu iki şirket ülkedeki Mortgage Piyasası'nın %50sini sadece tek başlarına karşılamaktaydılar.Yani batmaları durumunda düğümün çözülmesi aylar belki de yılllar alıcaktı!Amerikan Merkez Bankası (FED) piyasalara devamlı likidite enjekte etmekte fakat her yeni gelen enjeksiyon paketi bir diğerinden fazla olmakta.Şimdi akıllarda ki soru bir gün FED kurtarılma ihtiyacı duyacak mı acaba?
15-19 Eylül tarihleri arasında İngiltere de işlem gören Libor faizleri FED'in hedeflediği %2 lik faiz' in üzerine kat be kat çıktı ve bankalar birbirlerine borç vermeyi kestiler.Yani kredi krizi güven krizine dönüşmeye başladı.Dünya'nın önde gelen 5 büyük Merkez Bankası bir araya gelerek piyasalara kısa bir süre içerisinde para pompaladılar ve krizin daha da derinleşmesini önlediler.Şimdilik!
FED in çok hızlı bir şekilde faizi indirerek %2 seviyelerine çekmesi ile Amerikan Ekonomisi alınan önlemlerin de etkisiyle EURO Bölgesi'nden çok daha güvenilir bir hale geldi.EURO Bölgesi ülkelerinden İngiltere,İspanya,İtalya gibi büyük ekonomiler bugün resesyonun eşiğinde.Bölgenin tartışmasız en büyük sanayiisi Alman Ekonomisinde üretim 2008 rakamlarına göre düşmekte!Çok inatçı bir faiz politikası yürüten Avrupa Merkez Bankası (ECB) bu politikasında daha da fazla inat etmeye devam ederse asıl kurtarılması gereken ekonomi haline gelmesi kuşkusuz!
Tüm bunlar olurken elbette ki Amerikan halkının etkilenmemesi imkansızdı.Her yeni batan bankanın,her yeni devlet eliyle kurtarılan şirketin maliyeti halka vergi borcu olarak geri dönücekti.Hükümet üzerinde ki baskıların git gide arttığı bir dönemde aslanların önüne bir şirketin atılması artık kaçınılmazdı.Kaçınılmazdı çünkü bu yıl Amerika'da seçim yılı.Yani ekonomik krizin bir de siyasi boyutu var!!!!158 yıllık bir finans devi,asyadan avrupaya iştirakleri olan bir şirket "Lehman Brothers" kurtarılmadı ve iflas bayrağını çekmeye zorlandı.Aslında bu davranış biz de ki açıklaması ile ibret-i alem olsun diye kurtarılmadı.Hükümet piyasalara siz batın ben kurtarırım anlayışı artık bitti demeye getiriyordu işi.Piyasaların tepkisi elbette ki çok sert oldu!Aslında işin komik yanı 13-14 Eylül tarihlerinde Lehman Brothers 'ı kurtarmak için biraraya gelen kuruluşların arasından 2 bankanın birleşme kararı almasıydı. dünyanın en büyük yatırım bankalarından Bank Of America Merrill Lynch'i 50 Milyar $ tutar kaşılığında satın aldı.
Hikaye ilginç,ilginç olduğu kadar da sistemin nerelere geldiğinin bir kez daha tartışılması gerektiğinin göstergesi niteliğinde.Olay Amerika'da şuraya gelmekte.Hükümet "Yatırım Bankacılığı" olayını sonlandırmak da kararlı gözüküyor.Çünkü kredi krizinin patlak vermesinden bu yana geçen süreçte 11 banka battı ve bunların arasından büyük çapta hiçbir banka bulunmuyor.Batan şirketler yerel bankacılık hizmetinin yürüten bankalar ve yatırım bankaları.Aslında krizin sorumlusu olarak da yatırım bankaları gösteriliyor.Çünkü yatırım bankalarının kullandığı kaldıraç oranları yasa gereği diğer bankalardan daha fazla ve bu da daha çok riskin alınmasını tetikliyor.
Şu anda ülkede 2 büyük yatırım bankası kaldı.Krizin altın çocuğu Goldman Sachs ve Morgan Stanley.Ekonomistlere göre bu 2 bankanın da tek başlarına ayakta durarak bu krizden sağlıklı bir şekilde çıkmaları imkansız gözüküyor.Zaten Morgan Stanley'den birleşme de dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada değerlendirildiği haberleri hergün gelmekte.
Amerikan Borsasında 3 Ekim tarihine kadar açığa satış yasaklandı.Hem bu kez sadece mali sektör kağıtları için değil tüm işlem gören kağıtlar için getirildi bu yasak.Yangının biraz olsun sönmesi için önlemler peşpeşe gelmekte ve Amerikan Merkez Bankası (FED) ders kitaplarına konu olucak bir biçimde krizin yönetiminde Hazine Bakanlığı ile beraber inanılmaz bir ortak çalışma yürütüyor.Çalışmayı sadece ülke içerisi ile sınırlamıyor dünyanın diğer büyük merkez bankalarını da çalışmalara dahil ediyor.İşte Amerika da bu nokta da kazanıyor zaten.Olaylar sonuçlanmadan gelmek yerine bizzatn olay sırasında sahanın içerisinde olmayı tercih ediyor.İngiltere de açığa satış Ocak 09 tarihine kadar yasaklandı.Lehman Brothters gibi bir yatırım bankasının batması elbetteki Amerika kadar İngiltere'yi de etkiledi.Çünkü Londra Borsası'nda en çok işlem yapan tek yabancı kuruluşun ismi "LEHMAN BROTHERS" idi...
Peki küresel kredi krizinde gelinen son nokta ne?Amerikan Hazine Bakanlığı tıpkı Türkiye'de 2001 krizinin ardından kurulan TMSF tarzı bir şirket kurarak sorunlu tüm mortgage alacaklarını üzerine alarak sorunu çözmeyi planlıyor.TMSF'den farkı ise bu kuruluş uzun süreli olmuyor Amerika'da.Kriz bittikden,sorunlar çözüldükten sonra kendisini tasfiye yoluna gidiyor tıpkı 89 da olduğu gibi.Şirketin büyüklüğü ise 700 Milyar $ değerinde olucak.Dünya borsaları cuma gününü ralli havasında geçirdi ve tavan yaptılar.Türkiye de bu havaya katıldı ve Vadeli Kontrat tarihinde bir ilk yaşanarak fiyatlar tavan yaptı!İMKB-100 tarihinin 7.büyük yükselişini göstererek %12.89 artışla kapadı 19 Eylül 08 tarihini. Kuşkusuz bu krizden etkilenmememiz makro ekonomi çapında imkansız.Çünkü,ihracatımızın büyük çoğunluğunu AB ekonomosi ülkelerine yapmaktayız ve bu ülkelerin ekonomileri daralmakta.Daralan bir ekonomiye ihracatın bir noktaya kadar yapılması ve bu durumdan dış ticaret açığımızın etkilemmesi kaçınılmaz.
Son söz:Karşıdan gelen her kar topunun çığ olma riski vardır!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder