Özellikle 2001 krizi ardından dünyada ki olumlu gelişmelerinde etkisiyle içeride hem Dolar,hem Euro sepetinde pozitif bir gelişme yaşanmış,kurlar aşağı yönlü agresif hareketler yapmışlardı.
2006 yılında Subprime Mortgage Krizi’nin ayak sesleri yavaş yavaş duyulmaya başladığı zaman dolar kuru yukarı yönlü bir banda girmiş,1,40’lı seviyeleri test etmişti.Takip eden zaman dilimi içerisinde yeniden $/Ytl kotasyonları 1.13’lü seviyelere kadar gerilemiş,Euro/Dolar Paritesi dışarıda 1.60’lı seviyeleri test ederken,bazı iktisatçılar tarafından 1$=1Ytl olur mu sorusu dahi sorulmaya başlanmıştı.
Elbette Dolar’ın bu seviyeleri test etmesinde giderek artan Amerikan Cari Açığı’nın nispeten daha güçlü duran Euro Bölgesi Ekonomisi’ne göre daha riskli pozisyon taşımasının da etkisi mevcuttu.Yavaş yavaş dünya üzerinde ekonomik konjoktürün değişmesi,Küresel Kredi Krizi’nin Euro Bölgesi’nde Amerika’dan daha sert etkilerinin görüleceğinin anlaşılması ile dünya da Dolar Euro’ya karşı güçlenmeye başladı ve Euro/Dolar Paritesi tarihi seviyeleri görmeye başladı.Önce 1.40’lı seviyeleri,daha sonra 1.35-1.40 bandı ve son olarak da 27 Ekim tarihi ile 1.2460’li seviyeleri test etti.Dolar son günlerdeki hızlı yükselişini 1.74 Ytl seviyesi ile son 6 yılın zirve noktasını da gördükten sonra Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın “gerekli görülen tüm adımlar atılacak” mesajı ile kısa bir süre içinde olsa hız kesmiş gibi görünüyor.Merkez Bankası bankalara nakit sıkıntısı çekilmesi halinde gereken fonlamanın kendileri tarafından yapılacağını tekrardan hatırlattı ve gerek düzenlediği ihaleler yolu ile serbest piyasayı gerekse de 7 yıl sonra yeniden açtığı bankalara dolar verme penceresi ile atılması gerekli tüm adımları şu an için atıyorum imajı verdi ve gerilen döviz piyasasını bir nebze sakinleştirdi.
İçeride Dolar bazlı izlenen son hareket de ilk göze çarpan detay,yukarı yönlü hareketin sığ ve hacimsiz oluşu.Nakit sıkıntısı içerisine düşen ve yatırımcılarına ödeme yapma zorunluluğu olan bazı Hedge Fonlar’ın İMKB’de yaptıkları satışları Dolar alarak çıkış yaptıkları söylentileri ve her yükseliş hareketinin yerli yatırımcı tarafından elindeki yüksek seviyelerden maliyetlendiği doları elden çıkarma fırsatı olarak değerlendirdiği yönündeki göstergeler paritenin kısa vade de yukarı yönlü bir hareket izlemesinin mümkün olduğunu gösteriyor.Ancak kimse Dolar’ın hem içeride hem dışarıda eski seviyelerine hızlı bir dönüş yapacağını beklemesin.Dolar’ın dünyada ki tüm para birimlerine karşı güçlendiği bir dönem de,özellikle “Gelişmekte Olan Ülkeler” ‘de sert kur hareketleri yaşanmaya devam edecektir.Çünkü,Hedge Fonlar nakit sıkıntısına düştükleri zaman özellikle borsalardan çıkış yaparken çıkış yaptıkları seviyeleri dikkate almadan çıkış yapıyorlar ve tek düşünceleri nakit oluyor.
Geçmişte spekülatif hareketlerin olduğu dönemde Dolar’a satış yönlü doğrudan müdahale de bulunan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası son dönemde yaşanan hareketlerde henüz bu yönde bir müdahalede bulunmadı.Açıklanan verilerden bildiğimiz Merkez Bankası’nın elinde
78-80 Milyar$ civarında döviz rezervi bulunduğu.Gerçi,dünya üzerinde peş peşe gelen kurtarma paketlerinin toplam maliyetlerinin 3.5Trilyon $’ı bulduğu bir dönemde 80Milyar$’lık bir rezervin ne kadar güçlü bir etki yaratacağı elbette ki şüpheli.
Son olarak,Dolar’ın hem içeride hem de dışarıda ki macerası uzun vadeli düşünüldüğü zaman Amerikan Ekonomisi’nin 2008’in 3.çeyreğinden başlamak kaydı ile Resesyon’a girdiği ve bu ekonomik durgunluğun en iyimser düşünce ile 2009 yılının ilk çeyreğinin sonuna kadar devam edeceği unutulmamalı.Elinde dolar bulunan yerli yatırımcılar bu seviyelerden yavaş yavaş Türk Lirası’na geçiş yapmalı ve ya sabit getirili Bono/Tahvil gibi araçları kullanmalı ya da Dolar/Ytl paritesinde ki kısa vadeli hareketleri dikkatlice takip ederek yola devam etmeliler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder