25 Ocak 2009 Pazar

Faiz'de Tam Sırası

Tüm dünya merkez bankaları adeta yarış içerisinde hangimiz daha önce faizleri sıfırlarız yarışına girmişken,uzaktan yavaş ve emin adımlarla sessizce yaklaşan
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da son para politikası kurulu toplantısında belki de son 5 yılın en doğru faiz kararını vererek bu furyaya katıldığının ilanını resmen yapmış oldu.

Para Politikası Kurulu 2009 yılının ilk toplantısında önümüzde ki dönem içerisinde özellikle iç tüketimde net bir azalış yaşanmasının beklendiğini,bunun da enflasyonda talep yönlü beklentilerin net bir şekilde aşağı çekilmesini desteklediğini ve elde ki tüm veriler ışığında 2009 yılı içerisinde yapacağı faiz indirimlerinin bir kısmını öne çektiğini belirterek gerek enflasyon gerekse de büyüme yönlü kaygıları da göz önünde bulundurarak gösterge faizi 200 baz puan indirdiğini bildirdi.Bu durumda bankanın piyasadan borçlanma faiz oranı %13.00 seviyesine,borç verme oranı ise %15.50 seviyesine çekilmiş oldu.

Şok faiz indirimi toplantı öncesinde yapılan tüm beklenti anketlerinden beklenmedik bir seviyede fazla olduğundan elbette ki ses getirdi.Özellikle döviz piyasalarının indirime vereceği tepki konusunda ortak kanı TL’nin içeride değer kaybetmesi yönünde.Gösterge bono faizinde ise daha önceden piyasa oyuncularının faiz indirimini beklentilere yansıtmış olmasından ötürü pek fazla bir hareket yaşanmayacağı bekleniyor.

Kişisel düşüncem Merkez Bankası’nın hem içeride hem de dışarıda hazır tüm şartlar uygunken elinden geldiğince faizleri indirmesidir.Çünkü,özellikle son 5 yıldır para politikası uygulamasında ki gidişat yüksek faiz-düşük kur ikilemesiydi.Bunun ihracat yapan firmalara getirdiği yük tartışılmazken,ithalatı artırıcı yönde yaptığı olumsuz etki hem dış ticaret açığını tarihi seviyelere getirdi hem de tüketim psikoloji olarak içeride ithal mala doğru bir yönelim oluşumunu destekledi.Hali hazırda tüm dünya da resesyon korkuları dolaşırken,ithalatçı konumunda olduğumuz emtia fiyatları da oldukça ucuz seviyelerdeyken elimizden geldiğince faiz indirimlerine devam edilmeli ve vatandaşın sırtındaki yük hafifletilmelidir.

Elbette merkez bu indirimleri yaparken uluslararası para fonu IMF’den gelmesi beklenen parayı da hesaba katarak hareket etmekte.IMF ile yapılması beklenen antlaşmanın gecikme süresi uzadıkça merkez bankası ya faiz indirimlerinin marjını düşük tutacaktır ya da bir süreliğine indirimlere ara verecektir.Şu an için 20-25 Milyar$ seviyelerinde bir rakamın piyasa tarafından fiyatlandığı aşikar.Bu durum şok faiz indirimlerine rağmen içeride dolar/tl kurunun ani yükseliş hareketlerin de bulunmasını durdurucu etki yapmakta.Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlere kadar olası bir IMF antlaşmasının imzalanması ve lanse edilecek olan rakamın piyasa beklentisi yönünde olması halinde beklentim dolar/tl kurunun global konjoktürün de destek vermesi ile aşağı yönlü hareket yapması.Döviz de dikkat edilmesi gereken husus euro/dolar paritesinin global hareketinin gelişmekte olan ülke paralarına yönelik baskıyı artırması ve değer kayıplarını getirme ihtimalinin hala bulunması.

Hiç yorum yok: