Merkez Bankası aylık olağan para politikası kurulu toplantısını 15 Ekim Perşembe günü gerçekleştirdi ve piyasa oyucunlarının beklentileri dahilinde gösterge faiz oranlarını 0.50 baz puan indirdiğini kamuoyu ile paylaştı.
Yapılan açıklama pararelinde borçlanma faiz oranının 6,75’e,borç verme faiz oranının ise 9,25’e çekildiği bildirildi.Küresel krizin uluslararası para piyasaları üzerinde etkisini en sert biçimde gösterdiği 2008 yılının Ekim ayından bu yana Kurul gösterge faizlerde toplamda 10,00 baz puan indirim yaparak tarihi krizde tarihi kararlar almış oldu.
Türk halkı gibi uzun yıllar boyunca yüksek faizden ciddi boyutlarda karlar elde eden bir toplumda ekonomik canlanmaya katkıda bulunulması amacı ile yapılan faiz indirimleri elbetteki hoş karşılanmıyor.Hemen bu noktada akla gelen önemli bir soruyu buradan sizlerle paylaşmak istiyorum.Hali hazırda faizden para kazanmaya çalışan ciddi bir kesimin mevcudiyetinin tartışılamaz derecede büyük olduğu ülkemizde alınan faiz indirim kararlarının bankacılık sisteminden nakit çıkışına zemin hazırlayabilme olasılığı acaba var mıdır?Eğer toparlanmanın boyutu Merkez’in beklediği boyuta ulaşmaz ise faizlerde 2010 yılının Ocak ayından itibaren yeni bir indirim sürecine girilebilir mi?
Kurul toplantı sonrası kamuoyuna yapılan açıklamada istihdam rakamları üzerinde sınırlı biçimde bir iyileşmenin yaşanmakta olduğunu ancak bunun kalıcı olup olmayacağının gözlemlenmesi gerektiği belirtti.İstihdam üzerindeki bu iyileşme belirtilerinin mevsimsel gelişmelere bağlı olduğunu ve yakın zamanda hızını kaybedeceğinin hesabını yaparsak kalıcı bir toparlanma hareketinin henüz başlamadığının ve buradan hareketlede sanayi üretimine yansımasının aynı oranda yavaş olacağı sonucunu çıkarmamız kolay olacaktır.
Para politikası kurulunun almış olduğu gecenin flaş haberi ise türk lirası munzam karşılık oranlarının 1 puan düşürülerek %5 seviyesine çekilmesi yönündeki kararı.Bu kapsamda sisteme 3.3 Milyar Tl yeni para enjeksiyonu yapılacak ve böylece bankalardan vatandaşa uzanan kredi kanallarının akışkanlığının sağlanmasına yardımcı olunacak.Tüm dünyada ve Türkiyede küresel toparlanma hareketinin sıkça konuşulduğu bu günlerde alınan bu karar oldukça dikkat çekici.Zira munzam karşılık oranları daha önce yabancı para cinsinden krizin en can alıcı dönemlerinde 2008 yılında düşürülerek piyasaya döviz verilmiş,bir nebze para piyasalarının derdine derman olunmaya çalışılmıştı.Yapılan faiz indirimlerinin geçtiğimiz yılın ekim ayından bu yana barındırdığı iki temel nedenden biri vatandaşa kredi verilmesinin bankalar yoluyla devamının sağlanması bir diğeri ise ekonominin yavaşlayacağı öngörülerek fonlama maliyetlerinin düşürülmesi düşüncesi idi.Karşılık oranlarının düşürülmesi kararının alınması ile krizde 1 yılın geride kalmasına rağmen henüz istenilen düzeyde vatandaşa kredinin ulaşmadığı sonucuna varılıyor.Mutlaka bu kararın alınmasında Merkez’in elini güçlendiren en temel dayanak ise türk bankalarının sermaye yeterlilik rasyolarının %15’li seviyelerde olması ve henüz sistemde herhangi bir mali kuruluşun iflasının yaşanmamış oluşudur.Enflasyonda hızlı bir düşüş trendinin yaşandığı içinde bulunduğumuz ekonomik ortamda Merkez Bankası bir zamanlar klasik bir hal alan “para basarak piyasayı fonlama yolunu” ret ederek daha aktif bir rol üstlenmeyi tercih etmiş,2001 krizinin ardından sağlam bir bankacılık sistemi oluşması amacı ile getirilen düzenlemelerinde elini rahatlaması vasıtasıyla karşılıklarda indirime gitmiştir.Kuşkusuz alınan bu karar ve ekstradan sağlanan 3.3 Milyar TL iç borçlanmada Hazine Bakanlığı’nı da rahat bir nefes aldıracaktır.
Kısa vadede faizlerde gözlenen tarihi seviyelerin %6 da bir süre için son bulacağı görüşündeyim.Kanaatim Merkez’in yılın son iki para kurulu toplantısında sırasıyla 0,50 ve 0,25 baz puan faiz indirime gideceği ve bir süre köşeye çekilerek etkilerini gözlemleyeceği yönünde.Ekonomide beklenen toparlanma trendinin tersine bir hal alması yada beklentilerin altında bir hız ile seyretmesi durumunda yeniden indirimlere gidileceği ise uzun perspektifte beklentilerim arasında.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder