17 Kasım 2009 Salı

Altın'ın "ALTIN" Çağı


Yüksek enflasyon dönemlerinin,ekonomik kargaşanın üst düzeyde olduğu zamanların tartışmasız ilk akla gelen isminden "altın"dan bahsediyorum.

Bir zamanların para değerinin hesaplanmasında kullanılan değerli metalinden,son zamanların en gözde "hedge fon"enstrümanından bahsediyorum.

Ve son olarak annelerimizin bildiği tek doğrudan,bozulmayan ezberlerinden bahsediyorum...

Spot Altın'ın piyasadaki fiyatı klasik iktisat dersi kitaplarının ilk sayfasında anlatıldığı üzere arz ve talep ilişkisine göre fiyatlanmıyor artık.Geçtiğimiz 2008 yılının özellikle yaz aylarında başladığı yükseliş hareketi ile tüm dikkatlerin odağı haline gelmişti altın.Akabinde 700$ seviyesine kadar sert bir düşüş kaydetmiş,ekonomik krizle beraber bir süre o seviyelerde taban arayışında bulunmuştu.700$ seviyelerinden başlattığı yükseliş hareketi 900-950$ bandında soluk almış ardından tekrar 850$ düzeyine doğru ters bir hareket göstermişti.2009 yılına geldiğimizde ise özellikle temmuz ayı ile beraber çıktığı yolda tarihi seviyeleri test etmeye başlayan altın ilk olarak psikolojik bir sınır olan 1000$ direncini tarihinde 2.kez deneyerek başarıya ulaştı ve durdurulamaz bir artış rüzgarınıda arkasına alarak 1130$düzeyine kadar ulaşarak bir nevi kendini dahi aşma imajı çizdi.

Kabul etmeliyizki altın artık sadece küçük yatırımcının finansal enstürümanı olmaktan çıkmış durumda.Küresel ekonomide baş gösteren Hedge Fon'lar petrol,altın gümüş gibi ham madde fiyatlarında Londra merkezli çok sert işlemler yaparak hem krizle beraber kaybettikleri milyarca dolar zararı hem de imajlarını tekrar kazanma çabası içerisindeler.

2009 yılında yükseliş trendinde uluslararası para fonu IMF'nin bünyesinde bulundurduğu altın rezervlerinden satış yapacağını açıklaması,Hindistan hükümetinin 200 ton bu satıştan altın alan ilk ülke olması,dünyanın yükselen ekonomisi Çin'in de altın alımına sıcak baktığı haberlerinin kamuoyunu meşgul etmesi,dünyanın rezerv parası dolar'ın tahtını merkez bankaları kasalarında yeni bir ortak para birimini veya altın'a bırakacağı gibi gündemi meşgul eden haberlerde kuşkusuz etki sahibi.

Amerika merkezli başlayan,ardından tüm ekonomileri etkisi altına alan küresel krizle beraber Amerikan Merkez Bankası FED'in çıldırmışcasına dolar basması,doların sıfır faiz politikası ile carry trade ünvanını japon yeni'nden devralması ve tahtının sallanması,son olarak da euro karşısındaki değer kaybı altında gelinen 1100$ rakamının gelecekte görülebilecek yeni seviyeler yanında komik kalmasının muhtemel olduğunu ortaya koyuyor.

2010 yılında beklenen ekonomik toparlanmanın Amerika önderliğinde,küresel çapta beklenen hızda olmaması ve gecikmesi altının hala adından söz ettirecek bir pozisyonda olacağını gösteriyor.

Hiç yorum yok: