Türkiye uzun bir zamandır gerek hükümet yetkilileri gereksede hazine'den yapılan açıklamalarla mevcut kredi notlarının mutlak surette derecelendirme kuruluşları tarafından yeniden gözden geçirilmesi ve artış yönlü revize edilmesi gerektiğini dile getiriyordu.
II.Dünya Savaşı'ndan bu yana içine düşülen en köklü resesyonu yaşamamızla beraber büyük çoğunluğu eski doğu bloku ülkeleri ekonomilerinden gelen çatlaklar,Avrupa'nın orta yerinden İzlanda ekomisinden gelen iflas sesleri de dikkate alındığında Tük Bankacılık sektörünün sağlamlığıda değerlendirmeye alındığından talepler makul düzeyde görünmekteydi.Ancak nedendir bilinmez Türkiye Ekonomisi hiçbir zaman gerektiği desteği dış kaynaklı alamamıştır.
Dış desteğin kaynağı ne derece güvenilirdir orası da ayrı bir noktadır.Hatırlamak gerekirse,158 yıllık bir dev olan uluslararası yatırım bankası Lehman Brothers iflas ettiği zaman kredi notu olarak en üst düzeyde kabul edilerek derecelendirme kuruluşlarınca teyit görmüş pozisyondaydı.Yine aynı bağlamda İzlanda ve Citigroup örnekleri ile konu genişletilebilir.
Elbette ne kadar sorgulanır olursa olsun dışarıdan gelecek "sıcak para" tanımlı dış finansman kaynakları girecekleri ülkelerde derecelendirme kuruluşlarının not görünümlerini dikkate alırlar.Hiçbir bankanın mali sistemde iflas etmediği,aksine pozitif büyüme ivmesi ile yoluna devam ettiği ülkemizde hak edilen ilk kredi notu artışı "fitch"den geldi.Kuruluş,uzun vadeli döviz cinsinden kredi notumuzu iki kademe artırarak bb+ ya yükseltti.Ülke tavanımız ise bb'den bbb-' ye yükseltilmesine rağmen halen uluslararası düzeyde yatırım yapılabilir düzeyde not almış olarak kabul görmemekte.Yapılan iki basamaklı not artışı gecikmiş bir karardır.Hakkımız hali hazırda tam olarak teslim edilmemiştir.İşin bu noktası iredelene dursun "fitch" bazında bbb- ile yatırım yapılabilir ülkelere bakıldığında Hırvatistan ve Brezilya dikkat çekmekte.Yani Türkiye henüz yatırım yapılabilecek güvende bir ekonomi gözü ile görülmüyor.Ülkemiz ile aynı notlara sahip diğer iki ülke ise Romanya ve Mısır!Demek ki ismi geçen ülkeler bizden çok daha sağlam kamu maliyelerine,istikrarlı dış borç ödemelerine,daha derin ve sağlam bankacılık sektörlerine sahipler.En azından bu durum kredi derecelendirme kuruşları özelinde böyle...
Aynayı kendimize çevirmemiz gerekirse sorgulanması gereken gerekli özen ve dikkatle ülke reklamımızın yapılmadığı hususudur.Yurt dışında daha fazla ekonomik panel ve konferanslara katılmalı,ülkemizi geniş perspektifte anlatmalıiyapılanlar yabancı yatırımcılar ile daha ayrıntılı paylaşılmalıdır.Fitch'in ardından diğer kredi notunu belirleyen kuruluşlara gözlerin çevrilmesi gayet doğaldır.Hak edilen notların bu kuruluşlar tarafından da verilmemesi durumu anormal karşılanmamalıdır.Derecelendirme kuruluşlarının güvenilirliklerinin sorgulandığı bir ortamda üzerimize düşen önümüze bakmak,orta vadeli ekonomik programda belirtilenleri dikkatle uygulamak ve krizden çıkış stratejisi olan bir ülke imajı çizmektir.Gelinen düşük faiz seviyeleri ülke tarihinde bir ilktir ve korunması elzemdir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder