2 Şubat 2010 Salı

Komşu bir "kanat çırpsa"?

 Komşu Yunanistan 1981 yılında Avrupa'nın birlikteliğine katıldı.Birliktelik üyelik ile kalmadı daha sonrada ortak para birimi olan "euro"yu ülke sınırları içerisinde kendi para birimi yerine kullanmaya başladı.Birlikten 27 yılda tam 85 Milyar€ tutarında fon kullandı..

 Avrupa'ya ortak olmak,üyesi konumunda söz sahibi olmak,politikasına yön verebilir olmak tartışmasız bir güç göstergesi hem ekonomik hem de siyasi açıdan.Yunan ekonomisi sanayi üretimine dayalı bir ekonomi olmaktan çok hizmetler sektörüne ve bu bağlamda turizmdeki gelişmelere bağlı bir ekonomidir.Ülke nüfusu 11 milyon olmasına rağmen ülkedeki devlet memuru sayısı 1.5milyon civarındadır.Neredeyse her 1 vatandaşa ortalama 9 memurun düştüğü bir ülkede ikinci dünya savaşından sonra yaşanan en büyük ekonomik kriz sürecinde yapılan genişlemeci maliye ve para politikaları çerçevesinde kamu borçlanmasının gayri safi yurtiçi hasılaya oranı %12 lere dayandı.Geçtiğimiz yıllara nazaran düşen turizm gelirlerininde etkisiyle yüksek kamu borçluluk oranı bir bakıma risk primi oranlarını artırdı ve buda yaşlı kıta avrupası ekonomisinin sorgulanmasına neden oldu.

 Geride bırakılan son 1.5 yılda başta Amerikan Merkez Bankası önderliğinde olmak üzere faizler sıfır düzeylerine kadar çekildi.Piyasalara uçsuz bucaksız paralar saçıldı ve ekonomilerin yaşam destek makinesine bağlı olarakda olsa yaşatılması sağlandı.2010 yılına girilmesi ile de krizden çıkış stratejileri tartışılmaya,en önde bayrağın hangi ülke tarafından taşınacağı tartışmaları başladı.Tam da bu süreçte AB üyesi Yunanistan'ın üyelik sürecinde bazı "istatiski" rakamları doğru olarak açıklamadığı belli oldu ve yunan ekonomisi iflasın eşiğine kadar geldi.Olay o kadar ciddiydi ki Avrupa Birliği Yunanistan hükümetinden "bağımsız istatistik ofisi"kurulmasını talep etti!

 Peki avrupanın küçük ekonomilerinden olan komşunun bir kanat çırpması diğer ülkelerde kelebek etkisi yaratabilir mi?Sorunun cevabı kısa ve net:
Evet yaratabilir!
Nasıl mı?

 İşin iflas boyutunun Yunanistan ile sınırlı kalmayacağı yönünde bazı öngörüler var...Sıradaki diğer üye ülkelerin Portekiz ve İspanya olabileceği kulislerde konuşulmakta ve oldukça sık bir düzeyde tekrar edilmekte.Bunun sonucunda Avrupa Birliği ve para birimi Euro'nun kredibilitesi sorgulanır bir hal alacaktır.Zira,son 1 haftada eur/usd paritesi iflas korkuları ile beraber 1.43 düzeylerinden 1.38 lere kadar gerileyerek değer kaybetti.Paritedeki hareketlilik global piyasalarıda yanına alarak Çin'den Amerikan borsalarına kadar belli düzeyde aşağı yönlü düzeltme hareketleri yaşanmasına neden oldu.Yani komşu bir kanat çırpsa ardına aldığı rüzgar dalga dalga kıta avrupası ve dünyayı sallayabilecek düzeyde.Bu hususda bir örnek daha...
Yunan tahvillerini en fazla bünyesinde bulunduran AB ülkesi Almanya!Ekonomisindeki herhangi bir bozulma sanayi devi Almanya'yı da etkileyebilir.

 Yunan hazinesi geçtiğimiz hafta adı tahvil ihalesi olan aslında herkesin apaçık bildiği bir şekilde "borç bulma"çabasına girişti.Kısmende başarılı oldu.Söylentiler Çin hükümetine telefonla 25 Milyar€ tutarında tahvil alması teklifinde bulunduğu yönünde.Her ne kadar iki ülke tarafından da yalanlanmış olsada,tartışma bu noktalara kadar gelmiş durumda...

Hiç yorum yok: