30 Ocak 2010 Cumartesi

2010 HIZLI BAŞLADI !

 2009 yılını tam bitirmek üzereydik ki aralık ayının son günlerinde bir IMF haberi daha geliverdi,son dakika şeklinde...Tıpkı 2008 yılının Mayıs ayından bu yana olduğu gibi!Habere göre görüşmelerde pürüz kalmamıştı,son aşamadaydı hatta anlaşma haberi birkaç gün içerisinde geliyordu.

 2010 yılı başladı,Ocak ayı neredeyse bitiyor,haber hala yok..Kim ne derse desin siyasi iradeyi IMF konusunda şüphesiz tebrik etmek gerek.Piyasalarda ne zaman bir stres oluşumu gözlense,yabancı çıkışı kaydedilse IMF haberi sonuna kadar kullanıldı.Zaten önemli olanda mali piyasalarda beklentilerin yönetimi değil midir?Sonuna kadar bu beklenti yönetilmiş midir?Sanırım hayır diyen yoktur!O halde tebrik etmek elzemdir...

 Krizin en sancılı günlerinde,piyasaların nakit darlığına düştüğü anlarda,dış ticaret açığımız küçülürken,dolar almış başını 1.80 lere giderken IMF ile anlaşma imzalanmadıysa şu dakikadan sonra gerek var mıdır?Bence yoktur,hatta gereksizdir...Anlaşma yapılsa Türkiye'nin karı ne olur diye düşünürsek eğer;2010 yılı ekonomik büyümesine kağıt üzerinde 1-1.5 puan ek katkı yapacağı şüphesizdir,tartışılmaz bir gerçektir...Son zamanlarda "dünyaca ünlü" kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen gerek görünüm düzeltimi,gerekse de not artırım haberleri ile de kanımca gerekli kredibilite sağlanmıştır,ülke ekonomisi hakkında bir kuşku kalmamıştır...Orta Vadeli Ekonomik Program'ın kamuoyuna duyurulması ile de ekonomi yönetiminin neler yapacağı,yapmak için kendini bağlayıcı hangi şartlar altına gireceğide şeffaf bir şekilde belirtilmişse şu dakikadan sonra olası bir stand-by anlaşmasının ülkemize ekstra bir katkısı olacağına inanmak biraz güç.Bu noktada özel sektör için dış borçların ne olacağı hususunu gündeme taşımak biraz komik gibi sanki...Zira,2009 yılında türk özel sektörünün dış borç servisinde aşırı bir güçlük yaşamadığı gerek Merkez Bankası verilerinde gerekse de sektörden gelen açıklamalar ile teyit edilmiş oldu.O halde işin bu tarafında sorun olmadığına göre?

Hiç yorum yok: