Yaklaşık 5 yıllık bir süredir kendi halimde ekonomiye,paritelere,borsalara,emtialara dair birşeyler yazıp çizmeye çalıştım...İlk zamanlarda tamamen meraktan kaynaklanan bir giriş sebebiyle bu işlere başlamış olsamda zamanla bir de baktım ki hayatımın tam da merkezine yerleşmiş "bitmek bilmez ekonomi sevdam"...
Bugün ise gelinen noktada zorunlu olarak vatani görevimi yerine getirmek için askere gideceğimden bu işlere biraz ara verme vakti üzülerekte olsa geldi,çattı...5 koca yıl içerisine neler sığdırmadık ki beraber?
4 yıllık bir üniversite süreci,iktidar partisinin kapatılma davası ve piyasa üzerindeki muazzam baskısı,petrolün varil fiyatının 160 $ seviyelerini zorlaması,II Dünya Savaşı'nın ardından bu yana dünya'nın gördüğü en büyük ekonomik kriz olan Subprime Mortgage Krizi,Dow Jones önderliğinde İMKB ve diğer global piyasaların dip nedir,nerededir,bir gün bulunur mu sorularının cevaplarını aradığı günler,bitmek bilmeyen trilyonlarca dolar basımı,0-0.25 faiz aralıkları,niceliksel gevşeme yöntemleri ve daha bir sürü şey...
Faizlerin süratle aşağı çekildiği günlerde indirimlerin etkilerini ekonomilerin canlanması üzerinde en erken 8-12 ay içerisinde göstereceğini anlatmaya çalışmıştık.Özellikle Amerika'dan gelen son veri olan Mart ayı Tarım Dışı İstihdam Rakamları ekonomik canlanmanın yavaş yavaş istihdam üzerinde de etkileşim gösterdiğini doğrulamış oldu.Veri,2 yıl sonra 160.000 kişilik artı yönde istihdamı göstermekte.Yine aynı süreçte bilhassa özel sektör firmaları uzun zaman sonra yeniden stokları yükseltme yönünde aksiyon almaya başlamış gibi görünüyorlar.Bu hareket,ülke ekonomilerine ve yönetimlerine bir nevi güven oyu verme anlamına da gelebilir.Şüphesiz ucuz fonlama maliyetlerinin sonsuza dek devam ettirilmesinin mümkün olması imkan dahilinde değildir.FED mart ayındaki faiz toplantısında yine uzun zaman sonra ilk kez tek günlük bir toplantı icra etti ve faiz artırımı hususunda herkesin beklediği "for an extended period"(uzun bir süreye yayılmış) ifadesini tekrarladı.Ancak faiz artırım sürecinde istihdam rakamları üzerindeki gelişmeleri kendisine referans olacağınında altını kalın bir şekilde çizdi.Nisan ayı ile başlayan 2010 yılının ikinci çeyreğinde peşpeşe 2-3 ay güçlü gelebilecek olan istihdam verileri Amerikan Merkez Bankası'na Sonbahar aylarında faizlerin yeniden yükseltilebileceği mesajını verme zorunluluğu getirebilir.
IMF anlaşmasının yapılmayacağının artık tüm piyasa oyuncuları tarafından bilinmesi ile beraber ortaya atılan felaket senaryoları şu an için havada kalmış gibi.Zira haberin gelişinden bu yana gösterge tahvilin bileşik faizi %9 seviyelerinin üzerinde çok fazla kalıcı olamadı ve gelen alımlar ile beraber yeniden %8.90 düzeyine geriledi.Yaşanan gerilemede Hazine'nin borç çevirme oranınının %95'lere gerileyeceği ve üzerindeki borçlanma baskısını azaltacağı beklentisi etkisini şüphesiz güçlü bir şekilde belli etti.Bir diğer gösterge olarak yorumlayabileceğimiz İMKB-100 endeksi ise 58.350 puan seviyesine kadar mali sektör hisseleri önderliğinde yükseldi.Zirve denemesinde yabancı yatırımcıların alımları ise göze çarpmakta.Takip eden süreçte dünya için gösterge kabul edilen Dow Jones endeksi ise 11.000 puan seviyesine dayanmış durumda.11bin puan kritik bir seviye.Çünkü,düşüş trendinde psikolojik bir sınır olmuştu ve aşağı yönlü kırılması ile 6.400 puana kadar geri çekilme yaşanmıştı.Dolar/TL paritesi ise 1.55 seviyesini üzerinde kalamadı ve 1.50'yi aşağıya doğru kırma eğiliminde.Euro/Dolar paritesinde ise Yunanistan'a bağlı kaygıların eşliğinde Avrupa Birliği'nin kendi üyesini kurtarmanın mevzu bahis olmasında nasıl birlik olamadığının alelade gün ışığına çıkması ile beraber 1.32 seviyeleri test edildi ve yeniden 1.33'ün üzerine kısa vadeli yükseliş gözlendi.Paritede mutlaka 1.30 seviyesinin deneneceğini yaklaşık 2 aydır 1.40 seviyesinden bu yana tekrarlıyorum.Beklentim paritede zayıflamanın süreceği yönünde.
Kısmet Merkez Bankalarının faizleri nasıl artıracaklarına dair verecekleri mesajları piyasadan uzakta,askeri kıyafet içerisinde takip etmekmiş.TCMB'nin faiz artırım sürecinde mutlaka FED ve ECB'yi bekleyeceiğini düşünüyorum.Enflasyonda talep yönlü bir baskının kendisini henüz çok sert bir şekilde göstermemiş olması ve para politikası kurulundan yansıyan açıklamalarda enflasyon yükselişinin geçici olmasının beklendiği,sonbahar ayları ile düşüş sürecine yeniden girmesinin beklendiğinin kamuoyu ile paylaşılması bence olumlu.Ve direk gösterge faiz oranında artırım yapılacağını da düşünmüyorum.Reeskont faizlerinin artırılması ile sürece başlanabilir.Belki munzam karşılık oranları yükseltilebilir.
Boğa piyasası 2 yıl ve fazlası bir zaman dilimine yayılabilir ve bu çok doğaldır.58.000 yukarısında özellikle ülke borsamız için 60 bin ve üzeri denemeler benim için hayal değil.Argümanımı destekleyen en büyük beklentim ise Türkiye'nin baz etkisi nedeniyle ilk çeyrekte 2009 yılına oranla çift haneli büyüme rakamlarını görmesinin ihtimal dahilinde olması.2009 yılının son çeyreğinde beklentilerin altında gelen daralma rakamı bir yerde düşüncemi destekler nitelikte.Dış borsalara korelasyonumuzun yüksek olduğunuda düşünürsek Dow Jones endeksinde 11.200 belki 11.500'lerin denenmesi ve oralardan gelebilecek bir kar satışı aynı şekilde içeride de yansımasını gösterebilr.Kar satışlarında 53.500 seviyesinin aşağı yönlü kırılması belki kısa vadeli trendin değiştiğinin habericisi niteliğinde olabilir,dikkatle izlenmesi elzemdir.
Bulabildiğim ilk fırsatta yeniden düşüncelerimi paylaşmak üzere burada olacağıma söz vererek ayrılıyorum...
Evdil Orkun GÖDEK
1 yorum:
En kısa zamanda Piyasalara geri dönmeniz dileğiyle Hocam...
Şimdiden hayırlı teskereler size!
Yorum Gönder