2 Kasım 2010 Salı

FED'i beklerken...

  
   Piyasada pozisyonu olsun,olmasın yaklaşık 1 aydır herkes nefeslerini tutmuş Amerikan Merkez Bankası FED'in tahvil alımı konusunda yapacağı açıklamayı bekliyor.Üzerine bir de İngiltere ve Japonya Merkez Bankalarınında FED tarafında pozisyon tutarak ortak hareket etme ihtimalide düşünülürse,olayın önemini açıklamaya gerek yok.

    Merkez bankaları piyasa oyuncularını yönlendirme,beklentileri yönetme misyonuna sahiptirler.Bu sayede geleceğe yönelik risk yönetilebilir bir seviyeye daha rahat indirgenmiş olur.Ancak,geçtiğimiz hafta FED bunun bir adım önünde hareket ederek amerikan bankalarına açıkça ne kadarlık bir tahvil alımı yapsam şeklinde bir soru yöneltti.Yapılan anket belki şeffaflık açısından saygı duyulası fakat piyasaya iplerin kaptırılması anlamında içler acısı.Dünyanın yönlendirmesine ihtiyaç duyduğu bir merkez bankası şahsi kanaatim bu kadar şeffaf olmamalıydı.

    Fed 6-7 Kasım para politikası toplantılarında şayet piyasanın beklentisi doğrultusunda karar alırsa bu piyasadan 500 milyar dolar ve üzeri tutarında tahvili satın alacağı anlamına gelmekte.Atılacak bu yönlü bir hareket sonucu doların zayıflama süreci devam eder ve hem eur/usd paritesinde hemde gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde değer kazanımları şüphesiz bir hal alır.Fed'in enflasyon ayağında hiçbir korku taşımaması hatta deflasyondan çekinmesi,para basmada elinin rahat olmasını sağlıyor.Daha önceki para basma operasyonlarında ortaya çıkan acı gerçek,basılan her 1 dolar'ın sadece 15 cent'inin gitmesi gereken kredi kanalına gittiğini,geri kalan 85 cent'in ise gelişmekte olan ülkelere yatırım fonları vasıtasıyla giriş yaptığı.Burası gerçekten önemli.Çünkü,bu vasıtayla içeride dolar kalmıyor ve enflasyon korkusu yaşatmıyor.

    İçerisinden geçtiğimiz zamanın sahte renklerden oluştuğunu anlamamız için gelişen ülkelere akan fazla paranın ülke yönetimlerini kandırmaması gerekir.İçeriye giren paralara uzun vadeli güvenerek gereğinden fazla borçlanma yapılması son derece yanlış olur ve sonuçları vahim gerçekleşmelere gebedir.

   Son birkaç gündür ABD ekonomisinin Ekim ayına yönelik gelen verilerine bakarak FED'in karar alması durumunda tahvil alım programı piyasanın beklentisi doğrultusunda gerçekleşmez ve borsalara kısa süreli düzeltmeler gelebilir.Dolar tersi yönde hareket ederek yükseliş gösterir ve yıl sonu öncesinde sert hareketlere şahit olabiliriz.

    Kasım ayı FED toplantısı,sonrasında çok sular kaldırabilir.Çünkü banka içerisinde ayrık görüşler olduğunu hepimiz biliyoruz.Bugüne kadar yapılan tüm niceliksel gevşemelerin,halkın tasarruflarını artırması ve bankaların kredi kanallarını hala dar tutmalarından ötürü etkisinin beklenenden az olması,atılacak yeni adımların ölü doğabilme ihtimalini göz önünde tutmamızı mecbur kılıyor.

    Son olarak,FED'in her parasal genişlemesinin gelişen ülke merkez bankaları için mecburen parasal sıkılaştırmaları beraberinde getirmesi son derece normal karşılanmalı!

Hiç yorum yok: