paylaşılan her düşüncem tarihe kendi adıma düştüğüm bir nottur.düşüncelerim kendimi bağlamakta olup, yatırım tavsiyesi taşımamaktadır.
19 Şubat 2012 Pazar
Yanan sadece Atina mıydı?
Yukarıdaki resim yer yüzündeki en eski medeniyetlerden birisi olan Yunanistan'ın başkenti Atina'dan 12 Şubat gecesi çekildi.
Geçmişten gelme kronikleşmiş borç ödememe alışkanlığı, Avrupa Birliği'ne üye olmasından sonra yararlandığı fonları heba etmesi, üye olma sürecinde üzerinde oynamalar yaptığı iktisadi verileri ve 2008 krizinin Avrupa Kıtasına sıçramasından sonra son olarak da default riski ile karşı karşıya kalmasıyla ünlü son 1 yılın en fazla konuşulan ismi "Yunanistan"...
Avrupa Birliği ve Euro Zone'a üye ülkeler geride bıraktığımız 1 yıl içerisinde komşu için bir çok ekonomik yardım düzenlemesi üzerinde çalıştılar.Avrupa bu süreçte gerektiği kadar pratik ve çözüm odaklı çalıştı mı orası 100% tartışmalı bir konu olmasıyla birlikte Yunanistan'dan son derece kabul edilmesi zor kemer sıkma tedbirleri talebinde bulundular.Son olarak da 12 Şubat gecesi Yunan Parlamentosu birliğin son yardımını hak edebilmek için yunan halkından gerçekten kabul edilmesi zor acı reçete talebinde bulununca olaylar ayyuka çıktı.
Evet, ortada gerçekten Yunan halkı için kabul edilmesi zor bir gelecek var.Ancak unutulmamalı ki üretimin olmadığı bir yerde sadece tüketime dayalı bir yaşam olduğu sürece bu ve buna benzer bir sürü toplumsal sıkıntıların yaşanma ihtimali her zaman masada mevcuttur.Yunanistan'ın bugün yaşadığı olumsuzluklar elbette yakın bir geçmişin nihai sonucu değildir.Uzun yılların vermiş olduğu bütçe açıkları, aşırı savunma harcamaları, regülasyonların az olduğu bir finansal sistem, avrupa birliği'ne üyelik sürecinden sonra sonsuza dek akacağını düşündükleri birlik fonları ve daha sayabileceğimiz bir sürü iktisadi mantık dışı davranış...
Komşunun içine düştüğü durum ileride birlik üyesi bir çok ekonomisi küçük ve zayıf ülkenin düşmesi olası bir durumdur.Bahse konu durum, birliğin güçlü ekonomilerinin düşük faiz oranlarından devlet borçlanmaları yapmasının diğer üye ülkeleri aynı performansı sarf etmeye mecbur kılan bir durum yaratması.Bu durum, kağıttan oluşmuş bir dünyanın yıkılması ihtimalini asla akıllara getirmek istemeyen bir kesimin kabul ettiği bir durumdur.Güçsüz ve zayıf ekonomiler birlik çatısından yararlanarak belki günün koşullarında ucuz borçlanmaları yüksek montanlarda gerçekleştirebilirler fakat kriz zamanlarını hesap etmeden yapılan bu borçlanma ve harcamalar akıl ve mantık dışıdır.Tıpkı Yunanistan'ın bugün içine düştüğü resim anlatmaya çalıştığım durumun resmidir!
Kendi düşüncem bugün gelinen noktada "default" (iflas) etmeyi en fazla isteyen ülkenin Yunanistan olduğudur.İçine düştüğü durum hiç bir siyasi liderin elini taşın altına sokmak istemediği, kemer sıkma tedbir paketlerine ilk imza atani ilk evet diyen parti olmak istemediği bir durumdur.Gelecek maalesef komşu için belirsizdir.Kemer sıkarak, işsizler ordusu yaratarak, üretmeden ekonomik büyüme gerçekleştirmeyi beklemek hayal ürünüdür.Ekonomik krizlerde yapılan en bariz hatalardan birisi ülke ekonomilerinin motorları durdurma noktasına getirerek ilerlemeye çalışmalarıdır ki düşüncem bunun son derece yanlış olduğudur.
12 Şubat gecesi yanan sadece Atina değildir.
12 Şubat gecesi yanan aslında Avrupa Birliği'dir.
12 Şubat gecesi Atina'dan talep edilen, asla yapamayacağını bildikleri ekonomik tedbirler aslında zamanında en fazla borcu veren birlik üyesi ülkelerin finans kurumlarının kurtarılmasıdır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder