13 Mart akşamı Federal Reserve yani hepimizin bildiği ismiyle FED, Açık Piyasa Komitesi toplantısının ardından yaptığı açıklamalarla asıl "Operation Twist"i şimdi başlatmış oldu.
Herkesin FED'den QE3 (quantitative easing - niceliksel gevşeme - ekstra para basılması) beklediği bir ortamda farklı senaryolar da yok değildi.Bunlardan en önde geleni ise FED'in krizin asıl çıkış noktası olan mortgage piyasasının sorunlu kağıtlarını yeni bir gevşeme politikasına giderek satın alması idi.Önceki 2 senaryodan ayıran en ince nokta ise ekstra para basılmasının varlık fiyatlarını yükseltmesinin önüne geçmek amacıyla steril edilmiş bir para politikası izlenmesi düşüncesiydi.Yani FED, basacağı yeni paralarla sadece sorunlu mortgage kağıtları alacak, piyasaya vereceği parayı ters repo işlemleri ile yeniden piyasan çekecekti.
2008 yılında yaşanmaya başlayan ekonomik krizde Amerika Birleşik Devletleri en fazla çabayı hızlı bir şekilde düşen konut fiyatlarıyla uğraşmakla göstermişti.Aşırı düşen konut fiyatları üzerlerine ipotek edilen kredileri batak hale getiriyor, batak krediler tahsil edilemeyince amerikan finans kesimini yani bankaları vuruyor likidite açığı ortaya çıkarıyordu.Tam da bu noktada FED bastığı her yeni 1 Dolar ile varlık fiyatlarını yükseltmeyi amaç edinmiş, buna paralel altın ve petrol fiyatları başta olmak üzere tüm emtia fiyatlarında aşırı oynak yeni bir ekonomik düzen oluşmaya başlamıştı.
FED'in başta Emerging Markets (gelişmekte olan ülke ekonomileri)olmak üzere tüm kesimlerce eleştirilen politikası yeni bir niceliksel gevşemenin ne tür ağır sorunlara gebe olduğunu düşündürüp durduğu bu ortamda çok şükür yeniden her yerin amerikan doları ile dolu olması tehlikesinden en azından şu an için kurtulmuş gibi görünüyoruz!
Gelelim 13 Mart Federal Reserve toplantısının ayrıntılarına...
FED'den gelen toplantı metninin tümünü okuyup buraya yazmaktansa bana göre en göze çarpan noktasından bahsetmek isterim.Buna göre FED der ki; son zamanlarda yükselmekte olan gaz ve petrol fiyatlarına paralel bir enflasyonist baskı görüyorum ama uzun soluklu olduğuna inanmıyorum.Benim uzun vadeli enflasyon beklentilerim hala istikrarlı...
İşte bu cümle bir süredir yalancı bahar olarak nitelendirdiğim başta amerikan piyasalarındaki yükselişin nasıl olurda 2.02% faiz oranı seviyelerinde patinaj yapan 10 yıllık devlet borçlanma kağıtlarınca desteklenmediği sorusuna aradığım yanıtı kendiliğinden getirmiş oldu.125 $ 'lık petrolün varil fiyatının sağlıklı bir ekonomik ortamda sürdürülebilir olmadığını söyler dururum.Malumun ilanını FED yapınca işin aslı ortaya çıkmış oldu.Enflasyonist baskı demek devlet kağıtlarının elde çıkarılması demek.Yani, faizlerin yükselmesi ihtimali demek.YANİ; FED'in 21 Eylül 2011 tarihinde başlattığı OPERATİON TWİST hamlesinin asıl şimdi ete kemiğe bürünmesi demek.Nasıl mı?
Operation Twist kararı alındığında asıl amaç kısa vadeli devlet kağıtlarının uzun vadeli kağıtlar ile değiştirilmesi, kısa vadeli faizlerin yükselmesi bunun aksine düşmekte inat eden uzun vadeli faizlerin baskılanarak ekonomide istikrarın sağlanmaya çalışılmasıydı.Ancak o tarihten itibaren ne hikmettir Amerikan 10 yıllıkları bir türlü beklenen faiz değer kaybını gösteremedi.Ta ki en son toplantıya dek...Toplantının ardından en bariz piyasa hareketi 2.30% seviyelerine hareket eden 10 yıllık devlet kağıtlarında gözlendi.Yatırımcılar, biraz geçici enflasyonis baskılar nedeniyle biraz da piyasadaki rallinin desteklenmesi düşüncesiyle ellerinde bulundurdukları kağıtları çıkarma yoluna gittiler.Operation Twist hamlesinde tam olarak da amaçlanan buydu!
Bitirirken tekrar belirtmek isterim ki; yüksek petrol fiyatları üretici olmayan, rezerv bakımından başkalarına mahkum gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için en büyük tehdittir.Bunu gerek enflasyon olarak görün, gerekse de Türkiye gibi cari açık problemi yaşayan ülkelerde finansman sorunu olarak...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder