90'lı yıllar pop müziğimizin temellerinin atıldığı yıllardır.Bugün dinlediğimiz bir çok ünlü sanatçının şöhreti o yıllarda çıkardıkları ilk albümlerine dayanır.Maalesef aynı düşünceleri 90'lı yılların Türkiye Ekonomisi için söylemek imkansızdır.Hazine'nin, Merkez Bankası'nı arka bahçesi olarak gördüğü, yüksek borçlanma maliyetleri, 3 haneli enflasyon rakamları...Unutmadan eklemek lazım bir de; hem kur hem faizin kontrol altına alınmaya çalışıldığı efsane yıllardır 90'lar!
Evet, 90'lar ekonomi ve para politikasında efsane olarak tabir edilebilecek hataların yapıldığı yıllardır.Bana göre bunların en barizi yukarıda da girişini yapmaya çalıştığım hem döviz kurunun hem de faizlerin kontrol altına alınmaya çalışılmasıdır.Yüksek enflasyon rakamlarına tanık olduğumuz o yıllarda ülkede siyasi istikrarın sağlanamamış olması, koalisyon hükümetleri, ülke parasına duyulan güvensizlik ve daha bir çok neden para politikasında üst üste hataların yapılmasına zemin hazırlamıştır.Yine aynı yıllarda Türkiye'de sabit kur rejimi uygulaması yapılmaktaydı.Merkez, yerel para birimini belirli esnek sınırlar içerisinde sabitlemekte ve kamuoyuna bildirmekteydi.Kuru baskı altına almaya çalışırken enflasyonda kontrolün kaçması içinden çıkılmaz bir sarmal görüntüsünü ortaya çıakrıyordu!
2000'ler Türkiye'de geçmişten gelme belli başlı yanlış düşüncelerin değişmesine tanık olduğumuz yıllardır.Bunlardan en önde geleni piyasa koşullarına bağlı arz/talep dengesinde oluşan döviz kuru yani esnek kur politikasına geçiştir.Ülkemiz uygulamasında 100% esnek bir kur uygulamasından her ne kadar söz edemesek de geçmişe nazaran çok büyük yol kat edilmiştir.Merkez Bankası'nın piyasaya sınırlı sayıda tutarak yaptığı müdahaleler 100% esnek kur uygulamasından bahsetmemizi engellemektedir.Kur, öyle ya da böyle piyasa koşullarında fiyatlanıp oluşurken diğer yandan enflasyon hedeflemesine geçilmiştir.(şahsi düşüncem çok erken davranıldığıdır)Hazine, geçmişe nazaran düşük faiz oranlarıyla borçlanmalar gerçekleştirmekte kendisini sıkıntısız bir şekilde roll-over etmektedir.
Sene 2012...
Kendi kendime düşünmeye başlıyorum; " yine mi 90'lara dönüyoruz, yine mi hem kuru hem faizi kontrol altına almaya çalışıyoruz?"
Bugün Türkiye'de "faiz koridoru" uygulaması yapılmaktadır.Alt ve üst bantlarının para politikası kurulunca belirlendiği, piyasa faiz oranlarının bu koridor aralıklarında oluştuğu bir uygulamadır.An itibariyle 5,75 % - 11,50 % arasında oluşum gözlenmektedir.(ilk başlarda çekinceyle yaklaşsam da zamanla uygulamaya alıştım, sıcak bakar oldum orası ayrı mesele)2011 yılında ülke sınırları içerisinde cari açıkla mücadele eden hiç bir kimse olmadığı için misyonu üzerine almasıyla merkez'in türk lirası'nın piyasada diğer dövizlere karşı değer kaybettiğine, aynı dönem içerisinde bankalar arası piyasada faizlerin yukarı yönlü hareket ettiğine şahit olmuştuk.Takip eden süreçte piyasaya yapılan müdahaleler ve psikolojik tam saha presler sayesinde bir miktar kurlarda ve faizlerde gerileme yaşandı.Yani, hem kuru hem faizi kontrol altına almaya çalıştık!
Geçtiğimiz hafta 5% düzeyinin üzerinde oluşacak bir enflasyonun merkez bankası'nı rahatsız edeceği açıklamaları geldi.Aynı hafta yine Merkez Bankası Türk Lirası'nı gerekirse ALTIN'a karşı da savunacağı açıklamasını yaptı.Enflasyonla mücadelede en bilindik para politikası uyguluması faiz silahıdır.Geçtiğimiz yıl yerel paramızın yaşadığı değer kaybı enflasyon tarafında baskı oluşturmuş, üreticiden tüketiciye fiyat artışının yansımasına zemin hazırlamıştı.Nitekim, 3 yıl aradan sonra enflasyonda çift haneli rakamlar görüldü.
Bu yazıyı yazarken kendimde duyduğum endişeyi kelimelere dökerek paylaşmak istedim.Hem kuru hem faizi kontrol etmek imkansızdır.Yapılabilecek en büyük hatadır.İkisinden birisi tercih edilip bir diğeri feda edilmektedir.Esnek kur politikası uygulanarak bir nevi kur feda ediliyorsa, faiz kontrol altına alınarak yönetilebilir bir düzeye çekilebilir.Kaldı ki kendi düşüncem bir ülkenin borçlanma maliyetleri ne kadar aşağı çekilip, ucuz fonlama sağlanırsa bu en büyük başarı olarak kabul görmelidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder