28-29 Haziran tarihlerinde 19.kez gerçekleştirilen (merkozy ve türevi toplantılar hariç) Avrupa Birliği Zirvesi'nden piyasalara kısa vadede destek veren adımların geldiğini gözlüyoruz...
Daha önce ortak eurobond'a karşı olduğu düşüncesini "no eurobonds as long as I live" (ben hayatta olduğum sürece ortak eurobond asla olmayacak) açıklaması ile dile getiren Merkel görünen o ki fransa'nın yeni sosyalist lideri Hollande ve cephesine bir nebze boyun eğmiş gibi görünüyor.Zirve öncesinde Monti ve Rajoy'un Hollande ile aynı görüşte olduğunu yaptıkları açıklamalar ile farkına varmıştık.İspanya'nın komple bir avrupa birliği yardımından ziyade bankalarını sermayelendirmek üzere bir yardım talebinde bulunmasının ardından zirvenin efsf/esm gibi fonları nasıl kullanacağı merak konusuydu.Çünkü, ispanya'nın sadece bankalarını sermayelendirme açısından ek yardımı talep etmesi daha önce yunanistan örneğinde olduğu gibi bir takım ağır kemer sıkma önlemlerini uygulama sürecine girmesinin önüne geçiyor.Yunan tahvillerini zamanında yükselen faizleri kontrol altına almak için ikincil piyasadan satın alan EFSF'nin geçtiğimiz Mart ayında gerçekleştirilen borç silme operasyonunda öncelikli borcunu tahsil etme yetkisini kullanması özel sektör kreditörleri ve yatırımcıları zor durumda bırakmıştı.İşte tam da bu noktada 19.zirveden çıkan sonuçların tek elle tutulur olanı EFSF ve ESM in ihaleler yoluyla birincil ve daha sonrasında ikincil piyasadan alacakları İSPANYOL DEVLET KAĞITLARI'nı olası iflas durumunda Yunanistan örneğinde olduğu gibi öncelikli tahsil yoluna gitmesi bir defaya ve İspanya'ya özel kaldırılması!
Çok net ki bu alınan bu karar İspanya'nın iç borçlanma senetleri üzerindeki satış baskısının azalmasını sağlayacaktır bir süreliğine.
Zirvede göze çarpan Hollande, Monti ve Rajoy isimlerinin Merkel'i baskı altına almayı deneme girişimleriydi.Merkel yalnız kalmamak adına yukarıda belirttiğim tek elle tutulur zirve sonucunu kabul etmek durumunda kaldı.Ortak eurobond konusunda hali hazırda anlaşmaya varılmış herhangi bir durum söz konusu değil.
EFSF daha öncesinde 440 milyar euro ile kurulmuş, 780 milyar euro'ya yükseltilmiş ve bir miktarda içerisinden kullanımlar söz konusu olmuştu.Kuşkusuz, avrupanın kısa vade içerisinde sorunlarının çözümünde anahtar rol oynaması beklenmemeli.EFSF ve ESM ye katkı yapacağını bildiren ülkeler arasında hali hazırda yardım talebinde bulunan avrupa ülkeleri de var.Birlik ülkelerinde ne kadar bir büyüklükte sorunlu banka bulunduğu ve ne kadarının sermayelendirme ihtiyacı duyacağını net bilen kimse yok.Rakamsal olarak da tahmin yürütmek mümkün değil.Zira, daha önce euro zone da yapılan banka stres testinde toplam sermayelendirme ihtiyacının 100 milyar euro tutarında olacağı öngörülmüştü.Bu rakamın gerçekçi olmadığı İspanya'nın tek başına BANKİA' da bu rakamın ihtiyaç olarak duyulacağını kamuya açıklamasından sonra ortaya çıkmış oldu.
Unutmayalım ki Avrupa bundan önceki 18 zirvesinde sadece karar aldı fakat parayı fiziki olarak masaya koyma ve aksiyonu alma konusunda basiretsiz davrandı.Kısa vadede oluşan pozitif fiyatlamanın kuşku ile yakından takip edilmesi gerektiği düşüncesindeyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder