31 Temmuz 2010 Cumartesi

2010,Faiz,Dış Alem,Enflasyon Raporu...

   Merkez Bankası yılın 3.enflasyon raporunu açıklayarak 2010 yılı sonu tahminlerini enflasyın konusunda %0.9 puan düşürerek %7.5 seviyesine çektiğini medya ile paylaştı.Aynı toplantıda Başkan Yılmaz,krizden çıkış stratejisi kapsamında alınan önlemlerden küresel ekonomideki toparlanmanın ışığında vaçgeceklerini birkez daha yüksek sesle duyurmuş oldu.

   Yılın 3.enflasyon raporunun açıklandığı bu toplantı birçok faktör açısından önem taşıyor.Dışarısı toparlanmadan faizlerde artırım olmayacağı söylemi özellikle borsa ve faiz üzerinde etkisini hızlı bir şekilde gösterdi.Faizlerde 2010 yılında artırım olmayacağı,aksine indirim beklentilerinin yaratılması gösterge faizde %8 seviyesinin altının test edilme ihtimalini yıl içerisinde artırdı.Bu demeç 2010 yılında olağanüstü bir durum yaşanmadığı sürece faizlerde çift haneli seviyelerin denenmesi ihtimalini düşürdü.En son yazımda Merkez Bankası tarafından 2010 yılında herhangi bir faiz artırımına gidilme ihtimalini düşük bulduğumu,2011 yılını beklediğimi paylaşmıştım.Açıklanan rapor görüşlerimi birkez daha destekler nitelikte!
Yapılan açıklamalar borçlanma maliyetlerindeki düşüşün bu yıl içerisinde de devam edeceğini bizlere gösteriyor.Bunun bankacılık kesimine yansıması ise ellerinde bulundurdukları bono/tahvil portföylerinden bilançolarında kar yazmalarıdır.Bu düşüncemi destekler nitelikte ilk hareket borsada mali sektör kağıtlarında yaşandı.Açıklamayı takip eden ilk 1-2 saat içerisinde banka kağıtlarındaki primler dikkat çekti.

   Başkan Yılmaz ve ekibinibu yönde açıklamalar yapmaya iten koşulların başında kuşkusuz gıda ve enerji fiyatlarında aşağı yönlü revizyonlar yapmaları etkili oldu.Enflasyon tarafında herhangi bir baskı unsuru olmaması Merkez Bankası'nı faiz konusunda elini rahatlatan bir konuma taşıdı.2011 yılından önce faiz artırımı düşüncesinin olmadığının beyanı ve artırım sürecinde küresel toparlanmanın bekleneceğinin açıklaması Türkiye'nin ekonomik kararları almanın eşiğinde FED,ECB,BOJ gibi dünyanın en büyük merkez bankalarını beklemesi bir yerde gurur verici bir durum.Türkiye kabuğunu kırmaya başlamıştır.Türkiye 2001'in Türkiye'si değildir.Bu gurur yaşanasıdır!Kısacası,bu ülkede her zaman kötü şeyler olmamaktadır.

   Toplantı sırasında kur politikalarına yönelik gerek hükümet içerisinden gerek medya ve iş dünyasından gelen eleştirilere ise Merkez Bankası başkanı her zamanki sükunetini koruyarak,soğuk kanlı yanıtlar verdi ve piyasadaki dolar fonlaması sonucu oluşan aşırı likiditeyi çekecekleri mesajını verdi.Takip eden süreçte hemen ertesi gün döviz bazında karşılık oranları %9.5'ten %10.00 seviyesine çekilerek %0.5 puanlık artırıma gidildi.Yapılan artırım kararının hem döviz rezervini sağlamlaştırma konusunda,hem de piyasadan fazla doların çekilerek kurda değerlenmeyi önleme açısından önemi büyük.Ancak şu aşamada tek başına yeterli olacağı kanısında maalesefki değilim.Depo ihaleleri yolu ile yapılan günlük alım ihalelerinde alım miktarının artırılması biraz daha yardımcı olabilir.

   Kim ne derse desin Durmuş Yılmaz ve ekibini son 1.5 yıldır yaptıkları icraatlar konusunda tebrik ediyorumm.Eleştiri noktasında ise,Merkez Bankası'nın bir ekip tarafından yönetildiğini,kişileri baz alarak eleştiri yapmanın yanlış olduğunu düşünüyorum.

Hiç yorum yok: