20 Temmuz 2010 Salı

Avrupa'nın "Stres"i

   Stres her zaman bünyeye zararlı değildir.Tıpkı AB'ne üye ülkelerden 91 bankaya uygulanan stres testinin sonuçlarının beklendiği son 1 hafta içerisinde eur/usd paritesindeki toparlanma gibi.Toparlanma diyorum,çünkü paritede göz ardı edilemeyecek ölçüde.1.20 seviyelerinden kırılma noktası olan 1.30'lara doğru bir yükseliş yaşanmakta.Yükselişin açıklanabilir tek nedeni ise şu an için stres testi sonuçlarının sanılanın aksine çok olumsuz olmayacağı beklentisi.

   Piyasalarda fiyatlanmakta olan beklentinin gerçekleşmesi durumunda parite uluslararası para piyasalarında 1.35 seviyelerine doğru atak yapabilir.Paritenin yukarı doüru toparlanma senaryosu içeride mutlaka 1.50 seviyelerine kadar $/TL'de fiyatlama gözlemletecektir.İhracat yapan Türk firmalarının uzunca bir zamandır ucuzlayan Euro'dan yakınmalarınıda düşündüğümüzde Türkiye'nin ithalat/ihracat rakamlarına da etkisi kuşkusuz pozitif yönlü izlenecektir.

   Yukarıda anlatmaya çalıştığım veriler kısa vadeli takip edilmesini beklediğim gelişmeler olarak öne çıkmakta.2010 yılı perspektifinde bakarsak şayet,Euro'da değer kaybının sürmesini beklemek şaşırtıcı olmaz.Alınan bütçe kısma önlemleri,birliğe üye ülkelerde büyüme rakamlarını mutlaka olumsuz etkileyecektir.

   Makro anlamda Avrupa'da hızlı bir toparlanma gerçekleşmesi ihtimal dışı.Macaristan'dan gelen IMF ,le anlaşmada sorun yaşandığı haberi beklentiler güçlendirmekte.Uluslararası Para Fonu ile anlaşmak,aynı masaya oturmak,para hattının açılmasını sağlamak vatandaşların düşündüğü kadar kolay değildir.Her önüne gelen acı reçeteye evet demek,yaşanacaklara duyarsız kalmak her baba yiğidin ahrcı değildir.Türkiye 2001 yılında içine düştüğü zor durumdan,önüne konulan acı reçeteye sonuna kadar sadık kalarak çıkmayı başardı ve bugün Avrupa'da en yüksek büyüme rakamını göstermesi beklenen,kamu borcu Mastrich kriterlerinin de altında olan,yüz yılın krizi denilen Subprime Mortgage krizinde tek bir bankası iflas etmeyen,aksine Avrupa'lı meslektaşlarını fonlar durumda olan bir ülke konumuna geldi.Uzun ve zorlu bir süreç oldu belki ama meyvelerinin toplanması katlanılan acılara kıyasla çok hoş bir resim ortaya çıkardı.Peki Macaristan ne yaptı?Bütçe kısma önlemleri konusunda IMF ile anlaşamadı.IMF masadan kalktı ve şu anda belirsizlik ortamı ülkenin yanı başında ellerini avuşturarak beklemekte.IMF anlaşması imzalamak sadece milyarlarca dolar parayı ertesi sabah ülkenin merkez bankası hesaplarında görmek değildir.

   2010 yılında gelinen ekonomik görünüm noktasında 2001 ve sonrasında tüm mali oyunculara,siyasi otoritelere teşekkür etmek,bir yerde vatandaşlık görevidir.

Hiç yorum yok: