14 Eylül 2015 Pazartesi

FED'in Faiz Artırımı Elzemdir

Mayıs 2013 tarihinden bu yana dünyanın yanıt aradığı soruya kendi fikrimi anlatmaya çalışacağım: FED faizi artırmalı mı? Gerekçesi ne olmalı?

2008 krizinin ardından dünya üzerinde kabul görmüş tüm para politikaları yerle bir oldu. Merkez Bankaları klasik düzende munzam karşılıklar ve faiz politikaları vasıtası ile aldıkları kararların, attıkları adımların etkili olmasını ümit ederken artık proaktif bir şekilde devletlerin, devletleri yönetmek için icracı seçilen hükümetlerin de görevlerini üstleniyorlardı. Büyüme, işsizlik, krizden çıkış gibi faktörler artık birebir takip ediliyor, merkez bankacılarının asli vazifeleriymiş gibi yorumlanıyordu.

7 yılı aşkın bir süredir dünya üzerinde ucuz ve bol para yani teknik olarak likidite olarak tanımlanan olgu kendisine gidecek yeni limanlar, en fazla karı en kısa hangi enstrümanda sağlayabilir bunun çabası içerisinde. Bunun da en büyük nedeni ABD Merkez Bankası öncülüğünde uygulanan sıfır faiz politikasıdır. Federal Reserve uyguladığı yöntemlerin sonucunu almayı başarabildi mi? Rakamlara bakılırsa evet. İşsizlik oranlarında kriz öncesi dönemlere yakınız. ABD ekonomisi yani dünyanın itici motoru, bir numarası olarak kabul gören ülkesi büyümede %2-3 bandında kendisine denge arıyor. Dahasını ister misiniz? Tüm bu konvansiyonel olmayan para politikalarının çıkış noktasındaki varlık fiyatlarının düşük seyri artık sona yaklaşmış durumda. Örneğin ABD hisse senedi piyasaları... Günlük, haftalık, aylık bazda baktığımız grafikler her yeni işlem ile birlikte rekor tazelemesine işaret ediyor.

Benim şahsi fikrimi soracak olursanız baştan belirteyim; evet, FED faizleri artırmalı. Faiz artışından sizin ne anladığınızı tam olarak bilmiyorum ama benim anladığım belirli miktarda parasal sıkılaştırma sürecinin içerisine girilmesi. Çünkü dünyanın geri kalanının bu adımın atılmasına gerçekten ihtiyacı var. Evet, henüz aklımı yitirmedim, söylediklerimden eminim. Dünyanın geri kalanının bu adıma ihtiyacı var! Nasıl mı?m Anlatayım...

FED'in ve diğer merkez bankalarının uyguladıkları sıfır faiz politikasından gün geldi Türkiye ekonomisi de yarar sağladı. Ucuz kredi borçlanması imkanına ulaşan özel kesim kuruluşlarımız yurtdışı finansmanlarını artırdılar. Belirli bir dönem aralığında cari işlemler açığımız kümülatif rakam olarak 80 milyar dolar seviyesine ulaştı. GSYH oranı ise %10 seviyesini gördü. Ucuz borçlanmanın sonucunda bankalar kesiminin kullandırdıkları kredi miktarları arttı. Vatandaş artık tatil planları ile birlikte tüketici kredilerini de araştırır oldu. Üretmeden tüketme yolunda akıl tutulması yaşayan uluslardan birisi haline geldik. Vaziyet sürdürülemez olduğunda ise memlekette Merkez Bankası dediğimiz akil adamların oluşturduğu kurum devreye girdi, makro ihtiyati önlemler adını verdiği bir takım adımları diğer kuruluşlar ile birlikte attı. Kredi kartı harcamalarında taksit sınırlaması getirildi. Tüketici kredilerinde vadeler azaltılırken bankaların yurtdışı borçlanmalarında ayırdıkları karşılıklar yükseltildi. Peki bugün hangi noktadayız? Gelecekte bizi bekleyen günlerin yine ucuz finansman ortamının devamı olduğunu düşünüyoruz. Yani, düşünmeden harcamaya devam ediyoruz. Ama bu döngü böyle gitmez, biline.

Evet, FED faizi artırmalı. Artırmalı ki dünyanın diğer ülkelerinin gerek gelişmiş, gerekse de gelişmekte olanlarının makro dengeleri daha fazla yerle bir olmamalı. Bakın buna en büyük örnek Çin'dir. Ne Çin'in yıllık %10 büyümesi sürdürülebilirdir, ne de Türkiye'nin kriz sonrası sergilediği cari işlemler açığı performansı. Evet, FED faizi artırmalıdır, doğrudur. ABD ekonomisi artık kendi kendisine yetebilecek kıvama ekonomik anlamda gelmiştir. Ve bu dakikadan sonra daha fazla ucuz para ortamının sürdürülmesi dünya açısından yarar değil zarardır. Evet, FED faizi artırmalıdır ki diğer ülke merkez bankaları da asli görevlerine geri dönmeye başlamalıdır. Türkiye gibi ülkelerde yeniden büyüme modelleri üzerinde kafa yorulmalı, enflasyon olgusu hatırlanmalı, topyekün mücadele ilan edilmelidir.

FED faizleri Eylül'de artırmış, Ekim'de artırmış, haydi sizi kırmayayım bu sene hiç artırmamış... Peki gerçekten iddaayı kazandığınızı mı düşüneceksiniz? İktisadi gerçekleri görmezden geldiğinizde ne kazanmış olacaksınız? Benim düşüncemin haklı çıkmasının da önemi yoktur. Mesele siyahla beyaz kadar belirgindir, keskindir. 

Siz yine gelin bana bir kulak verin; Türkiye ekonomisinin FED'in faiz artırımına ihtiyacı vardır!

Hiç yorum yok: