22 Eylül 2015 Salı

TCMB: Net İhracat Kademeli Artış Gösterebilir

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) piyasa katılımcılarının genelinde oluşan beklentiye paralel bir şekilde politika faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmediğini açıkladı. Kendi beklentim de bu yönde bir karar alınacağı şeklindeydi.

Banka tarafından daha önce kamuoyu ile paylaşılan yol haritası (road map) kapsamında açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı (PY) bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranının yüzde 10.25 seviyesinde belirlenmesi uygulaması Eylül ayı PPK metni ile birlikte son bulmuş oldu. Bu kapsamda 23 Eylül 2015 tarihi kararın uygulamaya geçirilmesi için tercih edildi.

Büyüme kompozisyonunda net ihracat katkısı gelecek dönemde yeniden görülebilir. 2014 yılının tamamında GSYH büyümesine 1.9 yüzde puan ek katkıda bulunan net ihracat kalemi 2015 yılının ilk çeyreğinde -1.4, ikinci çeyreğinde ise -1.0 düzeyinde zayıf bir performans sergilemişti. Gelecek dönemde önemli bir ihracat ortağımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin ekonomik açıdan toparlanma göstereceğine dair beklentinin kamuoyu ile paylaşılmasını olumlu buluyorum. Şayet Kurul beklentisinin hayata geçmesi halinde iç talep katkılı büyüme kompozisyonunda değişiklik görmüş olacağız. Talep tabanlı büyüme modelinin kalite açısından düşük ve sağlıksız olduğu düşüncesindeyim.

Kurul üyeleri Ağustos ayı PPK metninde kendisine yer bulan işlenmiş gıda fiyatlarının kısa vadede enflasyonu olumlu etkileyeceğine dair görüşlerini Eylül ayı toplantı metnine taşımaktan yana bir tavır ortaya koymadılar. Hatırlanacağı üzere gıda fiyatları kaynaklı enflasyonu düşürücü yönde gelişmelerin sona ermiş olabileceğine dair ilk sinyaller 3 Ağustos 2015 tarihinde açıklanan Temmuz ayı enflasyon rakamlarını ile birlikte gelmişti. Gıda ve alkolsüz içecekler grubu Temmuz ayında yüzde 0.07, Ağustos ayında ise yüzde 0.32 düzeyinde artış göstermişti. Gıda enflasyonu ise Temmuz ayında yüzde 9.20 seviyesinde iken, Ağustos ayında yüzde 9.65’e yükselmişti. Grubun 3 aylık ortalaması ise yüzde 9.35 düzeyinde gerçekleşerek manşet rakamın gerisinde kalmıştı.

Gıda fiyatları konusundaki olumlu düşüncelerini Eylül ayı toplantısına taşımayan PPK üyeleri görüşlerini enerji fiyatları konusunda muhafaza ettiler. Brent tipi petrolün varil fiyatı aylık kapanış seviyeleri dikkate alınarak incelendiğinde 2014 yılının başından bu yana 
(22 Eylül 2015 fiyatı dahil, 48.2 USD) yüzde 50.9 düzeyinde düşüş gösterdi. Enerji fiyatları kaynaklı beklenen olumlu gelişmelerin yerel para biriminin hızlı değer kaybı nedeniyle sınırlı düzeyde gerçekleşeceğini düşünüyorum.


Banka yönetimi enflasyon konusunda beklediğimiz sertlikte ifadeler kullanmaktan çekinmeye devam ediyor. Enflasyon hedeflemesi içerisinde olan TCMB yönetimi Türk Lirası’nda görülen değer kaybının enflasyon gelişmelerine dair olası olumsuz gelişmelerini “…döviz kuru hareketleri çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmeyi geciktirmektedir. Bu çerçevede Kurul, yurtiçi ve küresel piyasalardaki belirsizliklerin enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri ile enerji ve gıda fiyatlarındaki oynaklıkları dikkate alarak, gerekli görülen süre boyunca likidite politikasındaki sıkı duruşun korunmasına karar vermiştir.” cümlesi ile ifade etmekten yana tavrını Eylül ayında da korudu. Ancak bu ve benzeri cümlelerin artık piyasa katılımcıları nezdinde kredibilite yarattığını düşünmüyorum. Zira geçtiğimiz hafta bizzat Banka tarafından açıklanan beklenti anketi sonuçlarına baktığımızda cari yıl sonu, 12 ve 24 ay sonrasına dair enflasyon beklentilerinde ortalama 0.22 puan aylık artış gözlendi.

Enflasyonun ön plana çıkarıldığı, sıkı para politikası uygulamasından çekinilmediği bir yaklaşım Türk Lirası cinsi varlıkların pozitif fiyatlanmasına yardımcı olacaktır. Siyasi açıdan istikrarlı bir ortamın yerli ve yabancı yatırımcılar nezdinde görülmediği, Amerikan Merkez Bankası (FED)’na dair belirsizliğin küresel çapta devam ettiği ortamda kendi grubumuzda birlikte değerlendirildiğimiz diğer gelişmekte olan ülkelerden pozitif ayrışmak konusunda enflasyon çıpasının yeniden hatırlanması ve gözetilmesi ülke varlıklarının lehine olacaktır.


Merkez Bankası’ndan faiz artırımına yönelik beklentimi koruyorum. 2015 yılının sonuna dek TCMB yönetimi sadeleşme politikası çerçevesinde FED cephesinden gelmesi beklenen adımlardan önce parasal sıkılaştırma yapmak zorunda kalabilir.

Hiç yorum yok: