Bugün takvimlerden 3 Eylül. ECB’nin Başkanı 67.yaşını doldurdu!
Trichet sonrası dönemin en merak edilen ismi olarak koltuğa geçmişti Draghi. Almanların ECB üzerindeki etkisini kırmak için İtalya Merkez Bankası Başkanı sıfatına sahipken Euro Birliği’nin en başındaki insan olmuştu. Görev süresi boyunca kıtaya başka bir bakış açısı getirmeye çalıştı. Karşısına devamlı Alman ekolü çıktı. Japonya’ya benzer bir deflasyona sürüklenme yolunda emin adımlarla giden yaşlı kıtada duvarlar bir kez daha karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Piyasalar ise Jackson Hole toplantısındaki Draghi’yi test etmeye hazırlanıyor.
4 Eylül günü ECB Eylül ayı olağan toplantısını gerçekleştiriyor olacak. Bu sefer masadaki gündem maddeleri büyümede ivme kaybeden, düşük enflasyondan deflasyon sürecine girmeye hazırlanan bölge ve Amerikan vari varlık alım programı hazırlıklarının ne aşamada olduğu soruları var.
Dilerseniz öncelikle büyümeden başlayalım. Bölgenin çeyreksel ve yıllık bazda ilk çeyrek büyümesine yakından baktığımızda 2014 yılının ilk çeyreğinde %0, yıllık bazda ise %0,7 büyüme gerçekleştiren Euro Bölgesi’nde ikinci çeyrek için de kırılganlık riski devam ediyor. Bunu da öncü PMI rakamlarından takip edebiliyoruz. Üretim, hizmet ve bileşik PMI rakamlarını tamamında Ağustos ayında geri çekilmeler gözlendi. Daralma sınırı kabul edilen 50 rakamına imalat verisinde sadece 0,7 puan uzaklıkta bulunduğumuzu belirtmekte fayda var.
Kıtada 2012 Eylül ayından bu yana enflasyonun yıllık değerlerinde başlayan zayıflama işaretleri 2013 Temmuz’undan bu yana hız kazanmış durumda. Kimileri bu süreci deflasyon olarak yorumlasa da sürekli bir süreçten bahsetmediğimiz için “düşük enflasyon” olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Enflasyonda gelinen nokta yıllıklandırılmış datada %0,3 seviyesi olarak karşımıza çıkıyor. Rakam, Kasım 2009’dan bu yana görülen en düşük seviye. Yani, Euro Bölgesi’nde enflasyon son 5 yılın en düşüğünde seyrediyor. İlginçtir, yurtiçinde çekirdek enflasyon göstergelerinde gözlemlediğimiz fiyatlama davranışı bozulumu Avrupa kıtasında söz konusu değil. Çekirdek enflasyonun yıllıklandırılmış seviyesi %0,9 olarak açıklandı. ECB hedef rakamından uzak olmasına rağmen manşetin üzerinde seyretmesi deflasyondan bahsedilmesini engelleyen temel faktör. Ve bu veride manşet enflasyonun tersine hızlı bir değer kaybı söz konusu değil. Bölgenin son 5 yıl içerisinde ağırlıklandırılmış ortalama enflasyon rakamı %1,6 – çekirdek enflasyonda ise bu rakam %1,1 – Manşet enflasyondaki bozulma çekirdek enflasyona nazaran daha net belli oluyor.
Gelelim Avrupa Merkez Bankası’nın parasal alanda yapabileceklerine…
Haziran ayı toplantısında banka nezdinde tutulan mevduatlara negatif faiz uygulamasına geçen banka piyasalara güven vermişti. Sonraki süreçte kötü açıklanan verilere paralel algının bozulması ile birlikte Jackson Hole’da bizzat Başkan tarafından varlık alım programına yorulan tarzda açıklamalar gelmişti. Hatırlayalım, Draghi para politikalarının yanında maliye politikaları ile de desteklenilen bir süreç yaşanması halinde bölgenin toparlanacağını ve enflasyon yaratabileceğini belirtmişti. Kimi çevrelerde bu yaklaşım artık kemer sıkma döneminin sonu olarak da yorumlanmıştı. Almanya Maliye Bakanı’nın bankaya karşı yaptığı yorumda artık parasal adımların sonuna yaklaşıldığını belirtmesi de klasik Alman bloğunun bakış açısı olarak piyasalara yansımıştı.
ECB, Eylül ayında daha önce açıkladığı TLTRO programının ilk ihalesini düzenliyor olacak. Şahsi görüşüm, programın başlamasından önce bankanın varlık alım programını yürürlüğe sokması ihtimalinin düşük olduğu yönünde. Detaylar ve sürece dair izlenecek yol hakkında bilgi verilebilir fakat TLTRO’nun etkileri görülmeden ve daha önceki dönemde Almanya Anayasa Mahkemesi’nin görüşü de ortadayken bu adımın atılmasının işleri daha da zorlaştıracağını söyleyebilirim. Faiz oranlarında ise değişiklik beklemiyorum. Piyasayı sözlü yönlendirme ve varlık alım programının alt yapısına dair bilgilendirme ağırlıklı bir toplantı geçmesi muhtemel.
Faiz oranlarında neden değişiklik beklemiyorum?
EONIA,efektif gecelik faiz oranlarını gösteriyor. Negatif faiz uygulaması sonrası gecelik faiz oranlarında eksi değerler ilk defa geçtiğimiz hafta oluştu. Bu da para politikasının gecikmeli etkileri demek. Yani bekle ve gör moduna geçilmesi daha ağır basıyor.
Sanırım piyasa da benim gibi düşünmeye başladı ki Almanya 10 yıllık tahvil faizi bir kaç gündür tarihi dip seviyesi olan
%0,88’lerden toparlanmaya başladı ve %0,95’e dek yükseldi. Zora düşen birlik ekonomileri ve ECB’nin olası hamlelerinin senaryosu ile birlikte riskten kaçışın fiyatlandığı tahvilde alımları gözlemiştik.
Her ne adım atılırsa atılsın bugünün Draghi’nin doğum günü olduğu gerçeğini değiştirmeyecek. İyi ki doğdun Draghi! Avrupa’ya konvansiyonel olmayan para politikası bakış açısını getirmeye çalıştığın için teşekkürler…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder