Amerikan Merkez Bankası(FED)'nın gelecek dönem para ve sermaye piyasalarına dair mesajlar vermesi beklenen Eylül ayı FOMC toplantısı sona erdi.
Fed, Eylül ayı ve Sonbahar'ı sever. Geçmişte verdiği büyük ekonomik kararlar nedense hep bu döneme denk geldi. Jackson Hole toplantısı Ağustos ayında yapılır, o esnada dünya merkez bankaları başkanlarına mesajlar birebir verilir ve Sonbahar ile birlikte aksiyona geçilir. Bu seferde aynısı olur mu sorusu ile dolu bir 17 Eylül gününü geride bıraktık.
Mart ayında Başkan Yellen'a yine bir basın toplantısı sırasında sorulan "Fed'in faiz artırımına ne zaman başlayabileceği?" sorusuna cevabı; "varlık alım programının sonlanmasını takip eden kayda değer bir süre sonrasında" olmuştu. Ekim ayında banka niceliksel gevşeme kapsamında her ay gerçekleştirdiği varlık alım programını son 15 milyar Dolar'lık dilimini de gerçekleştirerek sonlandıracak. Eylül ayı toplantısının önemi de burada ortaya çıkıyor; Fed'in toplantı sonrası yayınladığı metinde yer alan "considerible time" ifadesi yer almaya devam edecek mi? Tanımlamanın yer almasının piyasa oyuncuları açısından önemi şu; geçmişte atılan en son faiz artırımı adımından önce kayda değer bir süre anlamına gelen tanımlamanın yer almadığı toplantıyı takip eden 6 ay sonrasında sıkılaştırma hareketine gidilmiş. Yani, bu tanımlama bir yerde sinyal özelliği taşıyor. Eylül ayı toplantı metninde bu tanımlama yer almasına aldı ama piyasadaki Dolar hareketliliğinin oluşmasına engel olamadı. Nedeni şu; Fed, faiz artıracağı zamanı belirtmemesine rağmen normalizasyon sürecine dair tartışmaları kendi içerisinde yapıyor ve bunu da sonrasında yatırım yapan kesim ile yani piyasa ile paylaşıyordu.
Normalizasyon sürecine dair sinyaller ilk olarak Temmuz ayında yansımaya başlamıştı. Fed'in gösterge faizi üzerinde yapacağı artırım gelecekte atılacak tek sıkılaştırma adımı olmayacak. Bunun yanında bankaların Fed nezdinde tutmak zorunda oldukları rezerv tutarına ödenen faiz oranında gerektiği ölçüde ayarlama yapılacak ve ters repo işlemleri ile de piyasada yer alan likiditenin çekilmesi sağlanacak. Üç aşamalı bu sürecin son bacağı olan ters repo işlemleri gerektiği sürece yapılacak, devamlı değil. İşlemler New York Fed üzerinden gerçekleştirilecek. Zaten, bankanın tüm açık piyasa işlemleri (SOMA) bu şube üzerinden hayata geçirilmekte. Yedinci ayda kendimizi hazırladığımız bu süreç FOMC toplantısı sonrasında kameralar karşısında bir kez daha tekrarlandı. Geçtiğimiz ay gerçekleştirilen toplantının tek bir şube başkanı şerhi ile sonlanmasının ardından bu toplantıda itiraz edenlerin sayısı ikiye çıktı, Fisher ve Plosser.
Bu kısma kadar elimizde yer alanları toparlayalım; considerible time tanımının yer aldığı metin,normalizasyon sürecinin aşamaları ve şerh koyan şube başkanları. Bunların yanında bir de geleceğe dair beklentilerin yer aldığı ekonomik projeksiyonlar bölümü var. Son tahminler FOMC üyelerince Haziran ayında yapılmıştı. Eylül itibariyle yapılan değerlendirmede üyeler, büyüme ve işsizlik tahminlerinde bir önceki döneme kıyasla 0.1 puan aşağı revizyona giderken, enflasyon ve kişisel tüketim harcamalarını gösteren fiyat değerlendirmelerinde ise herhangi bir değişiklik yapmadılar. Ayrıca, 2015 sonunda banka tarafından beklenen faiz seviyesi önceki döneme göre daha yüksek bir değerde oluştu. Açıkça faiz artırımı yapılacağı zaman ve yapılacak artırım değeri kamuoyu ile paylaşılmazken, oyun alanı yatırımcılar için kanatlardan daraltılmıştı. Anlatmaya çalıştığım tüm bu nedenlerin yansıması Dolar talebindeki artış ve oynaklığın artması olarak gerçekleşti. Kim için? Gelişmekte olan ülke piyasaları için.
Bugün FOMC sonrası ilk kritik gündü. Yatırımcılar gelişmiş ülke varlıklarında reaksiyonlarını alım tarafında gösterirken, ucuz paranın yani carry trade ortamının getirdiği avantajlardan yararlanarak piyasalarına döviz çekebilen gelişen ülke varlıklarında satış gerçekleştirdiler. Nedeni açık; bugün var olan ucuz para yarın bu ülkelerde hızlıca yer değişimine başlayacak ve kendisine daha güvenli limanlar arayacak. Bu algı sonrasında fiyatlamalar yeniden oluşacak ve aynı sepet içerisinde yer alan yumurtalar çürük olup olmamasına göre ayrışacak.
Fed öncesinde deflasyon süreci ile mücadele kapsamında adımlar atmaya başlayan Avrupa Merkez Bankası (ECB)4 yıl vadeli TLTRO ihalelerinin ilkini böyle bir günde gerçekleştirdi. Piyasa beklentisi ucuz bölge parasına oluşacak talebin 150-300 milyar Euro arasında gerçekleşeceği yönündeydi. Fakat beklenen bir kez daha yaşlı kıtada olmadı. İhalenin sonucu 82 milyar Euro seviyesinde gerçekleşerek hayal kırıklığı oluşturdu. Anlamı şu; bölge bankaları kredi genişlemesini hedefleyen ilk ihaleye başvurmakta isteksiz davrandı. TLTRO ihalelerinin yapılma amacı şu; ucuz paranın Merkez Bankası üzerinden finans kesimine, oradan da kredi genişlemesi yolu ile de tüketiciye ulaşması. Beklentiden düşük gerçekleşen %0.15 faizli, 4 yıl vadeli ihale sonrası hayal kırıklığı bir de bu taraftan gelişen ülke piyasalarını vurdu. Sonuçta ucuz ve bol para bir şekilde kendisine yatırım yapılmasını isteyen bu piyasalara şimdilik gidemeyecek.
Ana resim tüm kesimler için şimdilik yukarıda anlatabildiğim kadar. Amerika'da bol likidite piyasadan nasıl çekilecek tartışması yapılırken, Avrupa'da daha fazla likidite nasıl tüm kesimlere enjekte edilebilir bunun çabası var. Arada kalan ise sıcak paranın nefesini her an ensesinde hisseden gelişen ülkeler. Anlatmaya çalıştığım gibi; sepete konulan yumurtalar gün geldiğinde ayrışacak. Çatlak olanlar ile yola devam edilmeyecek. Ev ödevlerini yapmayanlar için Fed en azından 2015 yılının ilk yarısına dek köprüden önce son çıkış şansı tanıdı.
Bol şans...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder